Connect with us

GÜNDEM

Erdoğan: Çevreciliğin partisi olmaz!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Kültür Merkezi’nde “Cemre Vakfı Tanıtım Programı”nda açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çevre bilinci aynı zamanda bir vatan bilincidir, çevre bilinci aynı zamanda bir ağır olma bilincidir, çevre bilinci aynı zamanda bir gelecek inşa etme bilincidir, çevre bilinci aynı zamanda kendimizi insan olduğumuzun farkına varma bilincidir, çevre bilinci kainattaki dengeyi idrak etme bilincidir” dedi.

Published

on

İstanbul’da Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Cemre Vakfı Tanıtım Programı”nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan-ı Şerif’te katılımcılarla birlikte olmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti.

İkinci günü idrak edilen ramazanın katılımcılarla birlikte millete, İslam alemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini Allah’tan niyaz eden Erdoğan, “Sizlerin şahsında burada bulunamayan ancak bir yaşatma ve yeşertme gönüllüsü olarak, bir cemre olarak bu çatıyı yücelten ve yükselten genç kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Biliyorum ki sizler çevre duyarlılığı olan milyonları temsilen buradasınız. Biliyorum ki sizler söz konusu çevre olunca, afetle mücadele olunca, ‘Kim var?’ denildiğinde, sağına soluna bakmadan ‘Ben varım.’ diyen milyonlarca neferi temsil ediyorsunuz. Dolayısıyla gözlerinin ışıltısı, yüreğimi ısıtan, geleceğe dair umutlarımı büyüten siz genç arkadaşlarımla birlikte Türkiye’nin sorumluluk sahibi tüm gençlerini burada saygıyla selamlıyorum.” diye konuştu.

“SİZİNLE AYNI UFKA BAKMAK, BİRLİKTE YÜRÜMEK BENİM İÇİN AYRI GURURDUR”

Erdoğan, bu anlamlı program vesilesiyle bugün Türkiye’nin 81 iline, yarın dünyanın dört bir yanına düşeceğine inandığı cemrelerle beraber olmaktan büyük bahtiyarlık duyduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Sizin şu heyecanınızı paylaşmak, sizinle beraber olmak, sizinle aynı ufka bakmak, birlikte yürümek benim için ayrı gururdur, mutlulukların en büyüğüdür. 2021 yılında bir sivil toplum hareketi olarak başlayan ve geçtiğimiz sene kurumsal bir yapıya dönüşen Cemre Vakfına, mütevellisine, mensuplarına teşekkürlerimi iletiyor, bu güzel buluşmaya vesile olan vakfımızın fahri başkanı Samsun Milletvekilimiz Çiğdem Karaaslan’ı tebrik ediyorum. Rabb’im halis niyetinizi, çabalarınızı ve adımlarınızı bereketli kılsın. Son derece güncel, hayati önemde ve geleceğimizi doğrudan ilgilendiren bir mücadeleye gönül veriyor, omuz veriyorsunuz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir şeyi tüm samimiyetiyle ifade etmek istediğini aktararak, genç kardeşlerine bakınca sadece Türkiye’yi yeşertme ve yaşatma azmini değil, aynı zamanda kurdun, kuşun, dağın, taşın, havanın, suyun hakkını gözeten bir medeniyetin mirasçılarını gördüğünü dile getirdi.

“SİZLERE BAKINCA BİZİ MİLLET YAPAN DEĞERLERİN TECELLİSİNİ GÖRÜYORUM”

Gençlere bakınca tabiatla aynı dili konuşan bir hassasiyeti, özü, hakka ve hakikate giden bir inceliği gördüğünü anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Sizlere bakınca ‘Benim sadık yarim kara topraktır.’ diyerek kültürümüzün varlıkla bağını sanata dönüştüren Aşık Veysel’deki idrak derinliğini görüyorum. Sizlere bakınca sadece doğal afetlerde hızır gibi yetişen gönül elçilerini değil, aynı zamanda kendini dünyanın geleceğinden mesul hisseden, darda kalana yetişmeyi hayat tarzı haline getiren yüksek sorumluluk bilinci görüyorum. Sizlere bakınca hiçbir inkırazın, yabancılaşmanın, kültürel erozyonların milletimizin kalbinden ve gönlünden silemediği uyanış ve diriliş mayasını, bunu hayata geçirme iradesini görüyoruz. Sizlere bakınca bizi millet yapan değerlerin tecellisini görüyorum. Her birinize coşkunuz, çevre hassasiyetiniz, afetler konusundaki farkındalığınız için teşekkür ediyorum.”

“İKLİM VE ÇEVRE KRİZİNİ GÖRMEZDEN GELMEK MÜMKÜN DEĞİL”

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

“Öyle bir noktadayız ki dünyanın neresinde olursak olalım iklim ve çevre krizini görmezden gelmek mümkün değil açıkçası doğru da değil. Çevre konusunda çabalarımız artırmamız başta gençler olmak üzere daha fazla insanı harekete geçirmemiz gereken bir dönemdeyiz.

Hava su ve toprak artık ürkütücü bir boyuta ulaşan bu ürkütücü kirlenmeden payını alıyor. 40 50 yıl önce insanlığın hiçbir surette gündeminde olmayan yeni sorunlar ortaya çıkarken örneğin mikro plastikler deniz canlıları için en büyük tehditlerden biri haline geliyor sorumsuzca tabiata atılan bir plastik şişe yaklaşık dört asır boyunca çevreyi kirletmeye devam ediyor.

Kurdun kuşu dağın taşı örtü böceği çiçeğin ağacın suyun havanın toprağı tabiatta her varlığı hakkı vardır. Bu hakkı gözetmek bize emredilmiştir. Sadece bizde değil dünyanın farklı yerlerinde ilhamını fıtrattan alan tüm kadim kültürlerde tabiat tasavvurunun birbiriyle örtüştüğünü görürsünüz.

Agresif büyümenin tüketim çılgınlığını sömürüye dayalı konforun zenginliği ve insanı büyüleyen teknolojik ilerlemenin hiçbir işe yaramadığını herkes idrak edecek.

“ÇEVRE BİLİNCİ VATAN BİLİNCİDİR”

Çevre bilinci aynı zamanda bir vatan bilincidir, çevre bilinci aynı zamanda bir ağır olma bilincidir, çevre bilinci aynı zamanda bir gelecek inşa etme bilincidir, çevre bilinci aynı zamanda kendimizi insan olduğumuzun farkına varma bilincidir, çevre bilinci kainattaki dengeyi idrak etme bilincidir. Cemre vakfı ve cemre gönüllülerimizin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da işte bu bilinçle hareket edeceklerine yaptıkları çalışmalara işte bu pencereden bakacaklarına yürekten inanıyorum.

Değerli arkadaşlar çok değerli misafirler Allah’ın eseri ve emaneti olarak gördüğümüz tabiatı korumak gelecek nesillere daha yaşanabilir daha güzel daha temiz bir Türkiye bırakmak için yoğun gayret gösteriyoruz. İstanbul Büyükşehir belediye başkanlığımızdan beri çevre konusunda çok önemli çalışmalar içinde olduk. Hatırlayın. Şu kavram fakire aittir; ‘Çöp, çukur, çamur’ bunu biz hallettik. Kötü kokudan ötürü toprakla doldurulması tartışılan Haliç’i tekrar boğazın incisi haline getirdi.

Çöp dağlarının patladığı İstanbul’u ülkemizin en temiz şehirlerinden biri haline getirdik. Sadece beş ilimizde kullanılan doğal gazı 81 vilayetimize yayarak şehirlerimizin hava kirliliği sorununu önemli ölçüde çözdük.

Rüzgar ve güneş enerjisini yaygınlaştırarak yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içerisindeki payını yüzde 62’ye çıkardık.

Eşim Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi, bugün gelinen noktada küresel bir çevre hareketine dönüştü. Çevre projelerimizin çatısını sıfır atık anlayışı oluşturuyor. Bu hareket bize şunu öğretiyor: Bir pet şişeyi geri dönüştürdüğümüzde sadece bir atığı bertaraf etmiyoruz; aynı zamanda bir canlının hayatını, bir sahilin güzelliğini, bir çocuğun umudunu da kurtarıyoruz.

İnşallah biz de Cemre Vakfı gibi samimi, sorumlu, vizyoner ve gayretli sivil toplum kuruluşlarımıza gereken her türlü desteği vereceğiz. Lafa gelince çevreci kesilen ama Milas’ta zeytin ağacı kıyımı yapanların, yönettikleri şehirleri çöpe, çamura ve çukura mahkûm edenlerin; kışın ortasında milletimize haftalarca susuzluk çektiren istismarcıların, kimi zaman beceriksizlikleri, kimi zaman aşırı rant hırsları sebebiyle cennet vatanımızı yaşanmaz hale getirmelerine fırsat vermeyeceğiz.

Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Yılın ilk cemresinin havaya düştüğü bu günlerde Türkiye’nin cemreleriyle bir araya gelmekten duyduğum bahtiyarlığı tekrar ifade etmek istiyorum. Ramazan-ı Şerif’inizi tebrik ediyor, Rabbimden hepimizi sağlık ve afiyet içinde bayrama da kavuşturmasını niyaz ediyorum. Cemre Vakfı’nın faaliyetlerinin hayırlara vesile olmasını, çevre ve afetlere hazırlık konusunda başarılı çalışmalara imza atmasını temenni ediyor, ülkemizin dört bir yanından gelen siz gençlerimize teşekkür ediyorum.”