Connect with us

MEDYA

Dijital komplo Cemaati de vurdu

Published

on

Ergenekon soruşturmaları sırasında havada uçuşan sahte belgelerin Cemaat'in uzantıları tarafından tezgahlandığı iddiaları sürekli ggündemde kalmıştı. MHP'li milletvekillerinin seks kasetlerinden sonra CHP'nin eski genel başkanı Deniz Baykal'ın da seks kasetinin cemaat tarafından tezgahlandığı ileri sürülmüştü.

Cemaat de Baykal da bu iddiaları yalanlamıştı. Ancak görünen o ki, Ergenekon soruşturmasının gündemde olduğu günlerdeki gibi bugünlerde birileri de Cemaat'le ilgili komplolar kurmaya başladı. Bu bizim tezimiz değil. Son olarak dün resmi twitter hesabından Hz. Peygamber'e ve İslam'ın inanç temellerine hakaret eden ya da ettiği ileri sürülen Zaman yazarı Prof. Dr. İbrahim Öztürk'e ait.

Evet, Zaman Gazetesi yazarı Prof. Dr. İbrahim Öztürk resmi Twitter hesabından Hz. Peygamber'e ve İslam'ın değerlerine hakaret edince ortalık karıştı.

Prof. Dr. İbrahim Öztürk Twitter'daki resmi hesabından, “Peygamberin bile kıblesi şaştı oğlum!!! Kudüs'tü Kabe oldu. Bu alemde değişmeyen tek şey yalakalık, güce tapmak.” mesajını attı.

İŞTE O TWEET:

karışık
Mesaj sosyal medyada şok etkisi yarattı ve İbrahim Öztürk Hz. Peygamber'e ve İslami değerlere hakaret ettiği gerekçesi ile eleştiri bombardımanına tutuldu.

Tam da dershane tartışmalarının yoğunlaştığı sırada

Sosyal medyada, “İnançlı müslümanların hiçbir zaman söyleyemeyeceği sözler” olarak tepki toplayan İbrahim Öztürk twitter hesabını kapattı.

Tam da dershanelerın kapatılmasına ilişkin Cemaat'le AKP arasındaki gerilimin tırmandığı sırada sosyal medyayı sallayan bu mesaj nedeni ile dleştirilerden Cemaat ve Zaman Gazetesi de payını alınca yazar İbrahim Öztürk'ten yazılı açıklama yaparak eleştirilerin önüne geçmesi istendi.  O da öyle yaptı. Prof. Dr. İbrahim Öztürk, Zaman Gazetesi'nin internet portalında da yayınlanan açıklamasında bahsi geçen olaydaki twitter hesabının kendisine ait olmadığını savundu.

İbrahim Öztürk: Bu bir komplo

İbrahim Öztürk şu açıklamayı yaptı:
karışık
“Zorunlu açıklama,

Şu anda Türkiye ile yaklaşık 10 saatlik zaman farkı olan yurt dışındaki bir üniversitede araştırmalarımı sürdürmekteyim. Dershanelerin hukuka ve bilime uygun olmayacak bir şekilde kapatılmasının yanlışlığını ifade eden yazı ve görüşlerimi hem gazete köşemde, hem de şahsıma ait olan Twitter hesabında yayınlamaktayım.

Fikir ve vicdan hürriyeti sınırları içerisinde görüşlerimi dile getirmek tabiidir. Bu görüşlerime katılmayanlar da kendi görüşlerini yazabilir. Ancak son birkaç gündür, bir merkezden yönlendirildikleri belli olan büyük bir grup insan tarafından sürekli tehdit edilmekte, hakaretlere maruz bırakılmakta, değer verdiğim hizmet insanına ve aileme ağza alınmayacak galiz küfürler ile saldırılmaktadır.

Biz de insan olduğumuz için, zaman zaman bu tahriklere kapılarak maksadımı aşan sert ve konumuma yakışmayacak ifadeler kullanmış olabiliriz.

Ancak bugün itibarıyla 'benim gönderdiğim' iddiasıyla son derece yakışıksız bir takım mesajlar ortalıkta dolaşmaktadır. Buna göre (haşa) benim Peygamber Efendimiz (sas) ile ilgili yakışıksız ifadeler kullandığım, başı kapalı hanımlara hakarete varan sözler sarf ettiğim yönünde maksatlı bir tezvirat kampanyası yürütülmektedir. Böyle bir hata yapsam, derhal özür dilerdim. Ortalıkta gezen 'o twit' şahsıma ait değildir. Kendimi, inancımı, camiamı hedef alan, hayatımın anlamını ortadan kaldıran böyle bir ifadeyi kullanmam kendimi inkar olur. Alemlerin yüzü suyu hürmetine yaratıldığı Peygamber Efendimiz (sas) ile ilgili söyleyebileceğim şey; ancak ve ancak O'nun (sas) ümmeti olmaktan şeref duymak olacaktır.

Benim kişiliğimi, aile değerlerimi, dünya görüşümü bilenler bilir. TV programlarında, yazılarımda, konferanslarımda, sosyal medyada neyi ve nasıl savunduğum bellidir. Ancak siyasi bir takım kaygılar ve baskılar ortamında kardeşliği unutarak, temel ahlaki kaideleri hiçe sayarak, bana konu hakkında hiç bir şey sormadan, görüşlerimi almadan bu iftira, tahrik ve provakasyonlar bir takım medya ortamında sorumsuzca servis edilmekte, halkımız temel değerleri etrafında ayrıştırılmakta, şahsım, çalıştığım üniversiteler, Zaman Gazetesi ve hizmet hareketi töhmet altında bırakılmak istenmektedir.

Gerekli açıklamaları defaatle yapmış olmama rağmen, bir kez daha kamuoyunun dikkatine sunarım ki; Twitter hesabıma dışarıdan bazı müdahalelerin olduğunu fark etmiş bulunmaktayım. Benim kontrolüm dışında gelişen bu iftira kampanyasından da Türkiye ile saat farkından dolayı ancak çok geç haberim olabildi. Tekrar ederim ki twitterda dolaşıma sokulan söz konusu yakışıksız ifadelerin tarafımla ilgisi yoktur. Müfterilere insaf ihsan etmesini Allah'tan niyaz ederken, bu sağlıksız ortamda daha fazla durmayacağımı bildiririm. Twitterdan çıkıyorum ve yazılarıma ara veriyorum.

Kamuoyuna saygılarımla arz ederim.”

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir