Connect with us

3. SAYFA

AHBAP’ın satın alma müdüründen bomba itiraflar!

AHBAP Derneği’nin satın alma müdürü Deniz Şimşek, ‘itiraf’ niteliğinde bir ifadeyle dernekte gördüğü usulsüzlükleri ve yolsuzlukları anlattı. Şimşek’in ifadesi kitaptan kedi-köpek mamasına, TIR dorsesinden gıda kolilerine kadar neredeyse her kalemde milyonlarca liralık vurgunları ortaya serdi…

Published

on

AHBAP soruşturması kapsamında tutuklanan şüphelilerden biri 14 Temmuz’da cezaevinden savcılığa Deniz Şimşek hakkında suçlamalar içeren bir dilekçe gönderdi.

Dilekçede derneğin satın alma müdürü olan Şimşek’in depremden sonra zenginleştiği, depremzedeler için gönderilen yardımları depolayıp sattığı, kedi-köpek mamaları satan bir toptancıya 300 milyon TL’lik fatura kestirdiği ve depremzedeler için toplanan keresteleri sattığı iddia ediliyordu. Şimşek gözaltına alındı ve 30 Temmuz’da tutuklandı. İfadesinde suçlamaları kabul etmezken, ‘Bu yapının içinde değildim; bir süre sonra da dışlandım’ diyerek hakkındaki suçlamaların da ayrıldığı eşinden kaynaklandığını iddia etti. Şimşek ifadesinde derneğin milyonlarca lira tutarındaki alım-satımlarında gördüğü usulsüzlükleri birer birer anlattı.

ELDE KALAN KİTAPLAR

“Dernek deprem bölgesinde konteyner kırtasiyeler kurarak kırtasiye malzemeleri dağıtacaktı. (…) adlı şirketin ilk teklifi 66 milyondu. Teklifi inceledim, (yönetime) fiyatların çok yüksek olduğunu, kalemlerin kimisinde 2 kat, kimisinde 5 kata kadar makas olduğunu söyledim. Teklif birkaç gün sonra 44 milyon TL olarak geri geldi. Daha sonra deprem bölgesindeki arkadaşlar arayıp depolara kitap geldiğini söyledi. Çeşit çeşit kitaplar TIR’larla gönderilmişti. Arayanlara haberimin olmadığını söyledim. Sorunca, kitapların 80 milyon bedelle (ilk teklifi yapan) firmadan alındığını söylediler. (Şirketin sahibi) A.A. adlı işadamını dernekte sürekli görüyordum. (Dernek yöneticisi) Hüseyin Küçük’ün ortağı olduğu söyleniyordu. Sonradan araştırdığım ve öğrendiğim kadarıyla bahsedilen kitaplar yayınevinin deposunda kalan, kimisi eski, kimisi tedavülden kalkmış daha doğrusu müfredat dışı konuları içeren kitaplarmış. Deprem bölgesinde (kırtasiye için) konteynerler kurulmadı.

3000 TON HAYVAN YEMİ

Bir başka konu İzmir’den 30 milyon TL bedelli 1500 ton küçükbaş hayvan yemi, 1500 ton büyükbaş hayvan yemi, 750 kilo kedi maması, 750 kilo köpek maması satın alımı konusudur. Bu konu bana geldiğinde satın alım zaten gerçekleşmiş ve ödeme yapılmıştı. Kafamda bunu oturtamadım. Miktarlar çok fazlaydı. Bir petshop’tan alınıyordu. Normal değildi. Zaten daha sonra da bu yemlerin çiftçiler tarafından çok beğenilmediğini ve hayvanların bu yemleri yemediğini, çok kötü kalitede yemler olduğunu duydum. Ayrıca bu miktarların dağıtımı için neredeyse 100 adet TIR gerekir. Böyle bir lojistiğimiz de yoktu. Ayrıca petshop’tan bu kadar yüklü bir alım yapılması abesle iştigaldir.

MİLYONLUK KAHVALTILAR

Haluk Levent bana bizzat deprem bölgesinde fazlasıyla gıda ve özellikle kahvaltılık ihtiyacı olduğunu, kahvaltılık sepeti satın alma işi olacağını söyledi. İlk satın alımımız 30 milyon TL bedelliydi. Satın alımın (…) şirketinden yapılacağını söyledi. Kahvaltılık ürün satın alımını bir firmadan 430 ton şeklinde 4 veya 5 seferde toplamda 230 milyon TL bedelle gerçekleştirdik. Daha sonra bu ürünlerle ilgili Hatay’dan arandım. Üç TIR geldiğini, sevk irsaliyeleriyle malzemeler arasında büyük fark olduğunu ve bunu tutanağa geçtiklerini söylediler. Şirket ürünleri tam gönderdiğini ancak şoförlerin çaldığını iddia etti. Haluk Levent bana onların da mağdur olduklarını söyledi. Haluk Levent bu olayın üzerine bana, ‘Denizcim biz Murat beylerden 50 milyon TL’lik bir satın alım daha yapalım’ dedi. Şirkete güvenmediğim için oradaki depocu arkadaşları uyardım. Ürünlerden bazılarını teste götürmelerini istedim. Antep’deki depocu bana kendisinin de gıdacı olduğunu, gelen salamların teste sokulmasına gerek bile kalmadığını çünkü dana salama hiç benzemediğini söylemişti. Dolayısıyla ürünler satın alındığından daha az ve kalitesiz bir şekilde teslim edilmiştir. Gıda kolilerinde genel olarak sorun olduğunu düşünüyorum. Genelde 2 kat fiyatına satın alınmıştır.”

6 TIR DORSESİNE 160 MİLYON LİRA

6 adet ‘Bilim TIR’ dorsesi satın alınmıştı. Haluk Levent’in depremden önce iletişimde olduğu bir şirketti. Yaklaşık 160 milyon TL ödendiğini biliyorum. Ancak sözleşmede dorselerin resmi olarak şirket adına olacağı yalnızca üstünün derneğe ait olacağı yazılı diye biliyorum. Bu durumda verilen ücret astronomik kalıyor. Dorse üzerinde bir alan yaratılıyor ve teknolojik aletlerle bir etkinlik düzenleniyor. Verilen herhangi bir ürün yoktur. Muhasebede TIR’ların bakımı için 10 milyon TL + KDV 12 milyon TL bedelli bakım faturası gördüm. İlgili arkadaşı aradığımda bana herhangi bir bakım yapılmadığını söyledi. Ben bu konuyu Haluk Levent ile bizzat konuştum. Bana aynen şöyle söyledi “Denizcim, biliyorsun bu TIR’lar zaten (satın alınan … şirkete) ait ve onlara gidecek’ dedi. Daha sonra TIR’lar Ankara’ya şirkete gitmiş oldu. Yapılan harcamanın anlamsız olduğunun sahadaki çalışanlar dahil olmak üzere herkes farkındaydı.

HALUK LEVENT ‘İSVİÇRE’YE KAÇARIM’ DEDİ

Haluk Levent dernekte beni en üst katta bulunan ve uyumak için kullandığı odaya çağırdı, baş başa görüştük. Dernek içerisinden bazı bilgilerin dışarıya sızdırıldığını, yarın bir sorun olursa kendisinin İsviçre’ye kaçacağını söyledi. Ben de şaşırdım. ‘Yaptığımız yasadışı bir şey değil, neden kaçalım?’ dedim. Daha sonra benden evrakları olabildiğince gizlediler. Beni dışladılar. Adımı ajana çıkarttılar. Uzaktan çalışma sistemini yasadışı faaliyetlerini daha rahat yürütebilmesi için getirdiğini düşünüyorum.

KIZILAY’DAN ALINAN ÇADIRLAR

Kızılay’dan çadır satın alımı şeklinde yaratılan algının Haluk Levent ve ekibi tarafından bilinçli olarak dolaşıma sokulduğunu düşünüyorum. Bu bilgi kesinlikle içeriden servis edilmiştir. Bu şekilde olup bitenler siyasi zemine kaydırıldı. Sanatçılar çoğunlukla manipüle edildi. Kızılay zaten bir iştiraki üzerinden çadır temin ettiği için teknik olarak bunu satmak zorundaydı. Yani kendisi bile temin etmek istese bu para çıkışına ihtiyaç vardı. Ben o dönem oluşan devlet karşıtı havanın yaklaşan seçimlerle birlikte bu tür bir haberle bilinçli olarak yayıldığını düşünüyorum. Bu şekilde de dernek çok fazla taraftar ve bağış toplamış oldu.

TAKSİCİLİKTEN DERNEK YÖNETİMİNE

Şimşek’in ifadesi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Bürosu tarafından alındı. Şimşek, nasıl AHBAP’ın satın alma müdürü olduğunu da şöyle anlattı:
“Daha önce benzer derneklerde aynı işi yaptım. Deprem olduğunda taksicilik yapıyordum. Depremden etkilendim, AHBAP’ın ilanına başvurdum ve beni, 21 Mart 2023’te ‘satın alma sorumlusu’ olarak işe aldılar.”