Editörden
İspiyonaj
Kökeni Fransızca espionnage sözcüğüne dayanan kavramın günümüzde halk arasındaki Türkçe karşılığı gammazlık.
Tarihçiler ve dil bilimciler, “sadakat” mi “ihanet” mi olduğuna henüz karar veremedi.
Bir meslek mi, hastalık mı, ahlaksızlık mı bilinmiyor. Ama Türk halkı “Gammazlığın” ahlaksızlık olduğu kanaatinde!
İnsanlar, “İyi bir şey olsa gizli yapılmaz” diyor!
İspiyonculuk, tarihteki ilk devlet yapılanmasıyla yaşıt.
Gıybetle başlayıp, karmaşık ilişkiler yumağına dönüşen bir serüven…!
Adeta toplumun en küçük biriminde ve devletlerarası ilişkilerde yaşayan bir virüs…
Ailede, mahallede, okulda, özel ve kamu kurumlarında güvenlik amacıyla kullanılan, güven duygusunu dinamitleyen bir mekanizma.
Antik Mısır’da Mezopotamya’da, Çin ve Roma’da kurumsallaşmış.
Saray sakinlerinin güven içinde uyuması amacıyla siyasi komploları, isyanları ve vergi kaçıranları, sisteme bildiren yapı.
Küçük çıkarlar uğruna arkadaşını, dostunu gammazlayana “ispiyoncu”, kurumsal kimlik kazananlara “muhbir” denmiş.
İlk öğretim ve lisede “Temizlik kolu”, “tiyatro kolu”, “Çevre kolu”, “Spor kolu” gibi grupların liderliğine seçilenler, genellikle sınıfa sempatik gelir. Ama “sınıf başkanı” umumiyetle ispiyoncudur!
Resmi istihbarat kurumları, bu yazının konusu değildir.
İspiyoncular, en çok Engizisyon döneminde can yakmış.
Kişisel husumet, kıskançlık nedeniyle sermayesi “yalan” olan pek çok ispiyoncu, din adına cellatlığa soyunmuş.
Modern çağ Türkiyesi’nde günlük hayatta çokça rastlansa da ispiyonculuk, “12 Eylül Darbesi” ve “Gezi Olayları”nda hortlamış!
Gezi olayları sırasında mahalle aralarına “İhbar kutuları” konulması gibi bir proje, tartışma yaratsa da kayıtlara geçen gerçek bir “ihbar kutusu” yok.
Ama bir şekilde “ihbar” mekanizması çalışmış. Kan bağı olanlar bile birbirini gammazlamış.
İspiyonaj faaliyetleri en çok da sosyal medya üzerinden yürütülmüş.
Mesela büyük bir holding sahibinin, Gezi olaylarında holding otelinin kapılarını yaralanan ve biber gazına maruz kalan çok saylıda protestocuya açtığı bilgisinin bir otel personeli tarafından kolluk kuvvetlerine ispiyonlandığı anlatılır. Rivayet o dur ki, holding sahibi ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın arası bu nedenle hala açıktır!
Her meslekte, her organizmada, her organizasyonda, her cemaatte rastlamak mümkün.
Bizim meslekte de çok.
Bir haber kanalında sekreterin, şoförün, muhbirlikten muhabirliğe terfi ettiğini görmüşlüğümüz var. İspiyonculuğu sanat haline getirmiş sekreterin, bir televizyon kanalının Ankara Temsilciliği’ne kadar yükselişine şahitlik etmişliğimiz de var.
2013 Haziran’ında başlayan Gezi Olayları süresince ve sonrasında pek çok ispiyoncunun yazılı basının amiral gemilerine manşet olan hayali ihbarları, halâ kanayan bir yaradır.
Günümüz Türkiye’sine gelecek olursak…
Malum gündem CHP…
“Bana bir dayanak verin, dünyayı yerinden oynatayım” sözünün sahibi Arşimet, “Büyük değişimler yaratmak için önce doğru dayanak noktasını bulmak gerekir” der.
21. Yüzyıl Türkiye’sinin Arşimet’i kendisine “doğru dayanak noktası” olarak CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nı bulur. Yani “Mutlak Butlan!”
4-5 Kasım 2023 tarihinde tamamlanan 38 Olağan Kurultay’la ilgili yargı süreci 19 Kasım 2023’te başladı.
Merhum Demirel’in, “Siyasette 2 kere 2 dört etmez” sözünü şuracığa iliştirip devam edeyim!
4-5 Kasım 2023’te gerçekleştirilen Özgür Özel’in Genel Başkan seçildiği Olağan Kurultay’da Divan Başkanlığı yapan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 19 Mart 2025’te başlayan İBB operasyonu ile gözaltına alındı.
Sonrası çorap söküğü…
Buraya dikkat lütfen!
İspiyonaj faaliyetlerinin yoğunlaştığı Gezi Olayları 2013 yılında yaşandı.
CİMER, 9 Temmuz 2018’den itibaren bugünkü yapısına kavuştu.
Kısa adıyla CİMER. Yani Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi….
“Vatandaşların devlet kurumlarıyla iletişimini kolaylaştıran; talep, şikâyet, ihbar ve önerilerini doğrudan Cumhurbaşkanlığı’na ve ilgili devlet kurumlarına iletebildikleri resmi bir dijital halkla ilişkiler platformu” olarak tanımlanır. Halk arasında “İhbar kutusu” olarak okunur.
Anadolu insanı genellikle “Şikayet” ve “İhbar merkezi” olarak bilir.
Anadolu’nun her köyünde CİMER’le iletişime geçmiş en az 5 kişi bulmanız mümkün.
Kurulduğu günden buyana 41 milyonun üzerinde başvuru yapılmış. Başvuruların büyük çoğunluğu ihbar içerikli.
Gizlilik temel prensip.
Siz istemediğiniz sürece ihbar ettiğiniz kişi ya da kurumla mahkemede bile yüz yüze gelme ihtimaliniz yok.
Aslı astarı olmayan milyonlarca ihbar geliyor. İşin garibi tüm bu ihbarlar, ciddiyetle işlem görüyor.
İşte bu noktada Deniz Zeyrek’in 20 Haziran 2022 tarihli Sözcü Gazetesi’nde yayınlanan “Çipli vatandaş” başlıklı yazısını okumanızı tavsiye ederim.
Demem o ki, bunca CHP’li belediyeye yönelik operasyon, emniyetteki ya da MASAK’taki Sherlock Holmes’e nal toplatan müfettişler tarafından başlatılmadı.
İnançlı ideolojik yapılanmalarda çürük elmaların sayısı bir elin parmaklarını geçmez diye bilinir. Görünen o ki, CHP’li belediyelerde çürük elma sayısı hayli fazla.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere tüm AK Parti yöneticileri ve ekran şövalyeleri, yıllardır bangır bangır bağırıyor:
“CHP’yi CHP’liler ispiyonluyor.”
Kurucu partide bugün yaşananların nedeni yöneticilerin şu atasözünü unutmasındandır:
Kazanırsan dost kazan, düşmanı anan da doğurur.
Vesselam…