Connect with us

MAGAZİN

Şöhretim eşgal bozukluğumdan!

Published

on

Hürriyet yazarı İzzet Çapa'nın sorularını yanıtlayan Gürkan Uygun, sinema, televizyon ve özel hayatına ilişkin ilginç bilgiler paylaştı. İşte o röportajdan liginç bir bölüm:
*Sen Türk halkının damarını iyi yakalamış bir oyuncusun…

– Yerli bir tipim var, ayrıca şansım da yaver gitti. Her şey Deli Yürek’te Osman Sınav’ın bana verdiği rolle başladı, Kurtlar Vadisi’yle devam etti.
*Osman Sınav’ın senin için ayrı bir yeri var o zaman…
– Olmaz olur mu? Askerden yeni döndüğüm dönemde kaptım o rolü. Daha öncesinde üç sezon Tatlı Kaçıklar, Affet Bizi Hocam ve Çiçek Taksi gibi dizilerde oynamıştım. Gel gör ki, Deli Yürek tarzı işler popüler olmaya başlayınca eşgal bozukluğunun da yardımıyla duruma rahat ayak uydurdum.
*Eşgal bozukluğu derken…

– Bizim gibilere eskiden çirkin derlerdi şimdiyse karizmatik (gülüyor)! 
*Peki ya o karşındakini korkudan tir tir titreten bakışların…

– Doğrusuna bakarsan, ifadem benim avantajım oldu. İlk dönem Osman Abi’nin çektiği yakın planları görenlerden hiç “Ne iyi oynuyorsun” falan diyen olmadı. Hepsi “O nasıl bakış? Ne kadar fecii bakıyorsun” (kahkahalar). 
*Nasıl başarıyordun öyle bakmayı peki?

– Ee bayağı çalıştım, o ifadeyi oluştururken kuşların da çok yardımı oldu. 
SERT BAKMAYI KUŞLARDAN, KARTALLARDAN ÖĞRENDİM

*Anlamadım Hitchcock’un Kuşlar’ını mı izledin?

– Yok abi ne alaka (gülüyor)… Sert bakmak için en iyi görüntü alabileceğim ve algısını canlandıra-bileceğim hayvanların kuşlar olduğunun farkına vardım. İnternetten şahinleri, kartalları seyrederek onların kafa hareketlerini, dönüşlerini çalıştım.

*Her rol için hayvanlar alemine dalıyor musun?
– Hayvanlar alemine değil de internete dalıyorum. Çünkü orada aradığın her türlü görüntüyü bulabiliyorsun. Seri katil istersen var, uyuşturucu müptelası dersen o da var. Onların fotoğrafları üzerinden ifadelerini çalışıyorum. Ne de olsa bizim yaptığımız iş de bir çeşit hareketli fotoğraf.
*Yeni dizin Kehribar için hangi hayvandan ilham aldın peki?

– Bilmiyorum ki, şu an ince ince bir araştırma halindeyim. Bu aralar timsahlara kafayı takmış durumdayım. Düşünsene sessiz sessiz, koca bir kütle, hiç hareket etmeden sana yaklaşıyor. Etrafta çıt yok! Bir anda büyük ve ani hamlelerle hop işini bitiriyor!
*Bu rolde de yine eli silahlı, tespihli, ağır bir abisin. Değişen ne, tespihin rengi mi?

– Tanıtımları izlersen, kahraman önce saati, sonra silahı en sonunda da tespihi eline alıyor. Oysa genelde silahı alır yürürsünüz. İnan bana zamanla hâl ve tavırları değişecek Kehribar’ın.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir