3. SAYFA
Şüpheli intihara “olağan” raporu
İki çocuk annesi Netice Taşdelen’in cesedi 2 Aralık 2016’da, oturduğu apartmanın arka tarafında bulunmuştu. Evde yapılan incelemede kan izleri ile bir bıçak, bir de intihar mektubu bulundu. İddiaya göre Netice Taşdelen okuma yazma bilmiyordu.
SAVCILIK KOCAYI SUÇLADI
Hazırlanan iddianamede, Netice’nin şüpheli eşi Abdulhakim Taşdelen tarafından banyoda bıçaklandığı ve diğer şüphelilerle birlikte yaralı halde battaniye ile balkona taşınıp aşağı atıldığı, polisler gelene kadar delillerin yok edildiği belirtildi. Taşdelen hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Sanığın 5 erkek kardeşi hakkında ise müebbet hapis cezası istedi. Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu raporunda Netice Taşdelen’in vücudundaki 29 kesiğin 4 tanesinin öldürücü nitelikte olduğu kaydedildi. Raporda ‘Darbelerin maktulün kendisi tarafından meydana getirilmesinin’ mümkün olduğu ve ‘Bu yaralardan sonra maktulün evin banyosundan veya bir odasından yürüyerek veya sürünerek balkona çıkıp, kendisini aşağı bırakmasının mümkün olduğuna oy birliğiyle karar verildi” denildi.
ÇOCUKLARI İFADE DEĞİŞTİRDİ

‘İNTİHAR SÜSÜ VERİLEN DOSYALARDAN BİRİ’
Davanın bitmesinin ardından Bakırköy Adalet Sarayı önünde basın açıklaması yapan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Avukatı Tuğba Torun şunları söyledi: “Esasında kadın cinayeti olan ancak intihar süsü verilen dosyalardan bir tanesi ne yazık ki. 29 yerinden bıçaklanmış bir kadının kalkıp yürüyüp kendini aşağıya atabileceği yönünde bir rapor geldi. Bu hukuki anlamda hayatın olağan akışında kabul edilebilir bir durum değildir.”