KÜLTÜR SANAT
Necati Cumalı’nın “Susuz Yaz”ı dizi oluyor
Türk edebiyatının ve sinema tarihinin en önemli köşe taşlarından biri olan, Berlin Film Festivali’nde “Altın Ayı” ödülü kazanarak tarihe geçen “Susuz Yaz”, dizi formatıyla ekranlara dönüyor. Sektörün önde gelen yapım şirketlerinden Ay Yapım, Necati Cumalı’nın ölümsüz eserinin telif haklarını satın alarak yeni sezon için hazırlıklara başladı.
Türk sinemasının uluslararası alandaki ilk büyük gururlarından biri olan ve kült yapımlar arasında yer alan “Susuz Yaz”, modern bir dokunuşla televizyon ve dijital dünya arenasındaki yerini almaya hazırlanıyor. Yeni sezon projeleri için sektörü hareketlendiren hamleler yapan Ay Yapım, edebiyat dünyasının tescilli klasiğini yeniden izleyiciyle buluşturacak.
EFSANE ESERİN HAKLARI SATIN ALINDI
Gazeteci Birsen Altuntaş’ın haberine göre; Ay Yapım, usta yazar Necati Cumalı’nın kaleminden çıkan ve Ege’nin bir köyünde su kaynakları, mülkiyet çatışması, tutku ve insan ilişkileri üzerinden yükselen güç mücadelesini anlatan “Susuz Yaz” eseri için önemli bir adım attı. Kitabın dizi uyarlama haklarını resmi olarak satın alan yapım şirketi, senaryo geliştirme ve ön hazırlık süreci için düğmeye bastı. Projenin hangi kanalda ya da dijital platformda yayınlanacağı ve oyuncu kadrosunda kimlerin yer alacağı ise henüz netlik kazanmadı.
BERLİN’DE ALTIN AYI ALAN İLK TÜRK FİLMİ
“Susuz Yaz”, yalnızca edebiyat dünyasında değil, Türk sinemasında da devrim niteliğinde bir yere sahip. Eser, 1963 yılında sinemanın dahi yönetmeni Metin Erksan tarafından beyaz perdeye uyarlanmıştı. Çekildiği dönemin zorlu şartlarına rağmen hem yurt içinde hem de uluslararası sinema çevrelerinde büyük bir çığır açan film, Berlin Film Festivali’nde en büyük ödül olan “Altın Ayı”yı kazanarak Türk sinema tarihine adını altın harflerle yazdırmıştı.
HÜLYA KOÇYİĞİT VE EROL TAŞ’IN UNUTULMAZ PERFORMANSLARI
Hafızalardaki yerini koruyan 1963 yapımı siyah-beyaz başyapıtta, Türk sinemasının usta oyuncuları bir araya gelmişti. Sinemanın dört yapraklı yoncasından biri olan Hülya Koçyiğit’in hayat verdiği ‘Bahar’ karakteri dönemin en çok konuşulan performanslarından biri olurken; Türk sinemasının efsanevi karakter oyuncusu Erol Taş’ın canlandırdığı ‘Osman’ figürü, sinema tarihinin en güçlü ve unutulmaz kötü karakter tasvirlerinden biri haline gelmişti. Hikayenin merkezindeki ‘Hasan’ karakterine ise Ulvi Doğan hayat vermişti.
Aradan geçen onlarca yılın ardından, mülkiyet ve hırs temalarının insan doğasındaki karanlık yüzünü anlatan bu zamansız hikayenin dizi olarak nasıl şekilleneceği, hem edebiyat severler hem de televizyon izleyicileri tarafından büyük bir merakla bekleniyor.