GÜNDEM
Özgür Özel: Bir bankın üzerindeyim ama milletin gönlündeyim!
Özgür Özel, Burdur’ın Çavdır ilçesinde yurttaşlarla bir araya geldi. “CHP’yi elimizden almak, iktidar yürüyüşümüzü durdurmak istiyorlar” diyen Özel, mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini söyledi. Yeşilova ilçesinde bir bankın üzerine çıkarak vatandaşlara seslenen Özgür Özel, ellerinden her şeyin alındığını tekrarlayarak, “Bir bankın üzerindeyim ama milletin gönlündeyim” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) lideri Özgür Özel, Burdur’daki programı kapsamında yurttaşlarla bir araya geldi.
Burada yaptığı konuşmada partisindeki mutlak butlan sürecine değinen Özel, “CHP’yi elimizden almak, iktidar yürüyüşümüzü durdurmak, iktidarlarını korumak istiyorlar. Bunun için biz yola düştük. Halk, ‘Yürüyün millet arkanızda’ dedi” ifadelerini kullandı.
Halkın kendilerine olan desteği anlatan Özel, “Bir baktık Ankara’da yağmur altında 10 binler, Anıtkabir’e doğru 100 binler, milyonlar. Dün önce geçen hafta Trabzon’da Gümüşhane’de, Tokat’ta, Çorum’da, Amasya’da, Nevşehir’de 10 binler, 100 binler ve dün Denizli’de cuma namazı çıkışında caminin önünde bütün bir meydan 10 binler, 100 binler peşimizde takıldı, ‘Yürüyün iktidara yürüyün, millet arkanızdadır, karşınızdakilerden korkmayın’ dediler” ifadelerini kullandı.
Özel, tüm engellemelere karşı iktidar yürüyüşlerinden vazgeçmeyeceklerini vurguladı.
Özel’in açıklamaları şöyle:
“Biliyorsunuz, bundan üç yıl önce söz vererek, neyin sözünü vererek? Kaybetmemenin sözünü vererek, kazanacağımızın sözünü vererek, girdiğimiz bir seçimi kaybedersek bir daha asla Genel Başkanlığa devam etmeyeceğimizin iddialı sözünü vererek önce partide Genel Başkan olduk. Genç arkadaşlarımızla, kadın arkadaşlarımızla, her yaştan tecrübeli partililerimizle birleştik. Beş ay sonra Türkiye’nin yüzde 65’ini, Türkiye ekonomisinin yüzde 85’ini kazanarak 47 yıl sonra, söz verdiğimiz gibi partimizi birinci parti yaptık. Adalet ve Kalkınma Partisi’ni kurulduğu günden beri ilk kez bir seçimde biz yendik, onlar ikinci oldular. O gün bugündür iktidara yürüyoruz.
Ama herkes şunu bilsin ki biz halkçı bir partiyiz, milleti düşünen bir partiyiz. Biraz önce serada çalışan kadın işçilerimizle konuştuk. Tarımda ne yapacaklarımızı, süt üretiminde ne yapacağımızı, çiftçinin nasıl destekleneceğini tüm Türkiye’ye anlatıyoruz ve burada da konuştuk. Örneğin zirai kredilerin faizlerinin bir kerelik tamamen silinmesini, zirai kredi borçlarının faizsiz beş yıla bölünmesini, KDV’siz ve ÖTV’siz olarak 30 liraya çiftçiye mazot verilmesini, gübre desteğini, gübrenin yüzde 55-60 zamlandığı yerde ürünün yüzde 20 zamlandığı ve ürünün tarlada 20 lira rafta 80 lira olduğu bu düzeni değiştireceğimizi hep söyledik, hep müjdeledik. En düşük emekli maaşının 20 bin lira sefalet maaşı olduğunu, o paranın kiraya gitse aç kalındığını ve karnını doyursa sokakta kalındığını söyledik. Asgari ücretin yetersizliğini söyledik. Gençlere umut veren, Türkiye’nin yasaksız, Avrupa’nın vizesiz olacağını, gençlerin artık dünyanın başka ucunda değil; memleketlerinde hayal kuracaklarına ilişkin onlara neler yapacağımızı müjdeledik.
“PARTİYE BİR YÖNELME BAŞLADI”
Bunların hepsinin sonunda aynı kurulduğumuz gün gibi, aynı 31 Mart seçimlerinde olduğu gibi, nasıl 31 Mart‘ta genç eczacı meslektaşım Ali Başkana siz burada yetki verirken, bütün Türkiye’de partimiz nasıl birinci parti olduysa yapılacak seçimlerde de birinci parti olacağımızı, biz kazanınca sadece CHP’nin değil; Türkiye’nin kazanacağını, AK Parti’li, MHP’li emeklinin de emekçinin de çiftçinin de ya da paritesi 1.4’te olup, süt için kesim kuyruğunda olan hayvanların kurtulduğunda sadece CHP’lilerin değil AK Parti’nin süt üreticisinin de kurtulacağını MHP’linin de rahat edeceğini herkes gördü ve partiye bir yönelme başladı. Biz öyle insan ayıran, AK Partili’yi MHP’liyi, CHP’liden ayıran, İYİ Partili’ye, başka partiden olanlara mesafe koyan değil, Türkiye İttifakı diye herkesi kucaklayan bir anlayış içerisinde, hep şöyle düşündük: Önce bir kurtaralım memleketi 100 yıl önce olduğu gibi, önce bir hep birlikte kurtaralım ondan sonra tekrar rekabete döneriz. Ama artık bütün yoksulların, bütün emeklilerin, bütün işçilerin, bütün çiftçilerin, hayvancılıkla uğraşan herkesin menfaatinin nerede olduğunu, kurtuluşun nerede olduğunu görmesini istedik.
“BUNDAN SONRA MEYDANDAYIZ, SOKAKTAYIZ”
İşte bunun sonunda maalesef, parti birinci parti oldu ama partiyi birileri de hedefe koydu. Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi’ni elimizden almak, yani yürüyüşümüzü durdurmak, iktidar yürüyüşünü durdurmak, emekliyi, işçiyi, çiftçiyi, gençleri iktidara taşıyacağımız büyük yürüyüşü durdurmak, bizden kurtulmak, iktidarlarını korumak istiyorlar. Bunun için biz yola çıktık, yola düştük. Bir baktık Ankara’da yağmur altında 10 binler, Anıtkabir’e doğru 100 binler, milyonlar. Dün önce geçen hafta Trabzon’da Gümüşhane’de, Tokat’ta, Çorum’da, Amasya’da, Nevşehir’de 10 binler, 100 binler ve dün Denizli’de cuma namazı çıkışında caminin önünde bütün bir meydan 10 binler, 100 binler peşimizde takıldı, ‘Yürüyün iktidara yürüyün, millet arkanızdadır, karşınızdakilerden korkmayın’ dediler. Bugün Çavdır’a gelirken değerli il başkanım, milletvekilim, Burdur Belediye Başkanı, Çavdır Belediye Başkanı, ilçe başkanı, ‘Çavdır‘a uğramazsanız çok çok önemli bir kitlenin size vereceği desteği, sevgiyi görmezseniz bu yolculuk eksik kalır’ dediler. Hepinize teşekkür ediyorum, hepinize.
Şunu bilin, bizi devletimizin polisini kullanarak zorla binadan attılar. Üstünde 265 tane miting yaptığım otobüsleri aldılar ve dediler ki ‘Daha bu Özgür’ü sustururuz, bu değişimcileri, iktidar yürüyüşünü durdururuz’ dediler. Aha da buradan söylüyorum. Burdur’dayım, Çavdır’dayım, Çavdır’da bir kahvede bir sandalyenin üstündeyim, ama milletin gönlündeyim. Bize büyük binalar, bize lüks binalar lazım değil. Gerekirse portakal kasasını çevirir, üstüne çıkar milletle buluşuruz. Bundan sonra siyaset eski, köhnemiş, yaşlanmış, kaybetmeye alışmış ve bundan sonra da ‘CHP kazanmasın, millet kazanmasın’ siyasetini geride bıraktık, geride. Önümüze bakıyoruz, bundan sonra meydandayız, sokaktayız, sandalyenin üstündeyiz, milletimizle omuz omuzayız. Hepinizi çok seviyorum, hepinize inanıyorum, hepinize güveniyorum. O karşı kahve hepinizin ellerinden öpüyorum, hepinizin ellerinden öpüyorum. Hepinizi sevgiyle selamlıyorum. İyi ki varsınız. Hep beraber yürüyecek miyiz? Yürüyecek miyiz?. Hadi o zaman iktidara yürüyelim arkadaşlar, iktidara yürüyelim. Hepinize sevgiler saygılar sunuyorum. Sağ olun, var olun.”
“MİLLETİN YANINDA, MİLLETİN GÖNLÜNDEYİM”
Özel, buradaki konuşmasının ardından Yeşilova ilçesinde bir kahvehanenin önünde yurttaşlara hitap etti. AKP’nin kurulduğu günden beri ilk kez kaybetmesiyle birlikte partilerine saldırıların başladığını söyleyen Özel, “Bu partinin genel başkanına, binasına, kurultayına saldırdılar” dedi.
Buna karşın iktidar yürüyüşlerinden vazgeçmediklerini vurgulayan Özel, “Otobüsümüzü aldılar, bir bankın üzerindeyim ama milletin gönlündeyim” şeklinde konuştu.