Connect with us

DÜNYA

“İsrail Suriye’yi sıfırlıyor!” Tapu daireleri bombalanıyor!

Beşar Esad yönetiminin devrilmesinin ardından Suriye içlerinde ilerleyen İsrail’in ülkedeki özellikle tapu daireleri ve kritik resmi kurumları yerle yeksan ettiği ortaya çıktı.

Published

on

Baas rejiminin çökmesinin üzerinden 48 saat geçmeden İsrail Suriye topraklarına girdi. Suriye’nin kilit noktalarına havadan ve karadan saldıran İsrail’in tıpkı Saddam sonrası ABD’nin Irak’ta özellikle Kerkük’te yaptığı gibi tapu daireleri ve kilit resmi kurum ve kuruluşları bombaladığı ortaya çıktı.

İsrail, Suriye içlerindeki askeri operasyonlarına “Hizbullah’ın eline geçme olasılığı bulunan kimyasal silahlar”ı gerekçe gösterirken ordu birlikleri Şam’a 20 kilometre kadar yaklaştı.

Golan Tepeleri ile Esad rejiminin kontrolündeki Suriye toprakları arasındaki tampon bölgeyi de aşan İsrail, Hermon Dağı’na işgal bayrağını dikti.

İsrail’in yenilmiş ve beyaz bayrak çekmiş bir orduya rağmen Suriye’yi ağır bombardıman altında tutması dikkat çekerken asıl amacın “Suriye’yi ıfırlamak” olduğu iddia edildi.

İsrail’in bu bombardımanlardaki amacını, T24 yazarı Barçın Yinanç,  bugünkü (11 Aralık 2024) köşşe yazısına taşıdı.

Saddam Hüseyin düştükten sonra Bağdat’ta her şeyin sıfırlandığını hatırlatan Barçın Yinanç, “Türkiye kazançlı mı; İsrail ne yapıyor, gidişat ne yönde?” başlıklı yazısında İsrail’in Suriye’yi sıfırlama projesini şu ifadelerle ortaya koydu:

“En büyük kazanan İsrail, Suriye’de tapu dairelerini neden vuruyor?

Mevcut durumun en büyük kazananı ise İsrail. Suriye’yle 1974’te sağlanan anlaşma çöktü, diyerek sınırdan içeri girdi. Ülkedeki tüm askerî altyapı tesislerini bombaladı. Ayrıca kimyasal ve biyolojik silah üretildiğinden kuşkulanılan tesisleri de yerle bir etti.

Suriye’nin tapu dairelerini, her tür evrak bulunduran devlet kurumlarının binalarını bombaladığına dair duyumlar da ayrıca dikkat çekici.

Bir kaynağım bu durumu, İsrail’in Suriye’yi “sıfırlaması” olarak yorumladı. İsrail, Suriye’nin kendisine askerî anlamda tehdit oluşturmaması için askeri altyapıyı yok etmekle kalmıyor; ülkede sivil yönetimin ayağa kalkıp istikrarlı bir düzeni oluşturma sürecini de torpilliyor. Ülkedeki yeni yönetim, sadece içeriyle uğraşsın, baş ağrısı olmasın, diyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünkü “Kardeş Suriye halkının evlerine geri dönüşünü engellemeye yönelik hiçbir adımı, hiçbir kışkırtmayı kabul edemeyiz,” lafı elbet İsrail’e dönüktü. Zira ülkelerini alelacele terk edenlerin nerede yaşadıkları, giderken arkalarında ne bıraktıklarını ispat etmelerinin yolu, rejimin elinde bulundurduğu evraklardan geçiyordu. Önümüzdeki dönem seçimler yapılacak. Kim nerde oy kullanacak; ayıkla pirincin taşını.

İsrail kendine (şimdilik) bir güvenlik alanı, konfor alanı oluşturmuş oluyor.

Suriye’nin derinliğine girerek Türkiye’ye gözdağı verdiğini de eklemek gerek. İsrail’in Suriye’deki adımlarının Türkiye’nin sinir uçlarıyla oynadığını söylemek mümkün. İki ülkenin Suriye’de kafa kafaya gelmesi en kötü senaryolardan birini oluşturur…”

Barçın Yinanç’ın makalesine buradan ulaşabilirsiniz

Türkiye kazançlı mı; İsrail ne yapıyor, gidişat ne yönde?