GÜNDEM
Erdğan’dan CHP’ye “sokak” uyarısı
Cumhurbaşkanı Erdoğan Kabine toplantısının ardından, CHP’deki mutlak butlan tartışmalarına ilişkin konuştu. Erdoğan, “Kurultay salonlarından taşan bu tartışmaların hiçbirinde yokuz, olmayacağız. Sokakların karıştırılmasına izin vermeyiz.” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası önemli açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor. Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde yokuz, olmadık ve olmayacağız” dedi.
İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan satır başları:
Bayramın neşesi gönüllerimizi sarıp sarmalarken, diğer taraftan trafik kazalarında kaybettiğimiz 70 vatandaşımızın acısı milletçe hepimizin yüreğini dağlamıştır.
Trafik kazalarında yitirdiğimiz tüm kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. Tedavileri devam eden vatandaşlarımıza da aynı şekilde Yüce Mevla’dan acil şifalar niyaz ediyorum.
Tek bir insanımızın dahi burnunun kanamasına tahammülümüz olmasa da gerek ölümlü kaza sayısı, gerekse vefat ve yaralı sayısı geçmiş yıllara göre bu sene azalmıştır.
Yeni yollar, yoğun trafik tedbirleri, hava destekli denetimler ve ağır vasıta kısıtlamaları gibi önlemler neticesinde trafik güvenliğinde kayda değer iyileşmeler sağlanmıştır.
Araç ve insan hareketliliğinin zirveye çıktığı 9 günlük bayram tatili boyunca vatandaşlarımızın güvenli seyahat edebilmeleri için fedakârca çalışan kolluk kuvvetlerimize ve karayolları personelimize teşekkür ediyorum.
“77 İLİMİZ DUBLE YOLLARLA BİRBİRİNE BAĞLANMIŞ DURUMDA”
Göreve geldiğimizde Türkiye’nin dört bir yanını birbirine bağlayan güçlü bir ulaşım ağı yoktu.
Bugün ise ülkemizin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine uzanan dev bir ulaşım altyapısına sahibiz.
“Yol medeniyettir” şiarıyla son 23 yılda ülkemizin ulaşım altyapısına devasa yatırımlar yaptık. Karayollarında 206 milyar dolar, demiryollarında 80 milyar dolar, havayollarında ise 35,5 milyar dolar tutarında yatırıma imza attık.
Yatırımlarımız sayesinde 2002 yılında 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu bugün 30 bin 51 kilometreye çıkardık.
Ülkemizde sadece 6 ilimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlıyken, bugün 77 ilimiz duble yollarla birbirine bağlanmış durumda.
Şuraya özellikle dikkatinizi çekmek istiyorum. 2002 yılında ülkemizdeki toplam araç sayısı 8,5 milyonken şehirler arası ortalama hızımız saatte yalnızca 40 kilometreydi. Bugün ülkemizdeki araç sayısı 33,6 milyonu geçmesine rağmen ortalama seyahat hızımız yaklaşık saatte 90 kilometreye yükseldi.
“İSTANBUL HAVALİMANI UÇAK TRAFİĞİYLE REKOR KIRDI”
Bölünmüş yol yatırımlarıyla trafik güvenliğini, seyahat hızını ve konforunu önemli ölçüde artırdık.
Bilhassa kafa kafaya çarpışmalardan kaynaklı trafik kazalarında Allah’a hamdolsun büyük bir düşüş yaşandı.
Bölünmüş yollarla birlikte otoyol uzunluğumuzu da iki kattan fazla artırdık. Otoyollarımızı 1.714 kilometreden aldık, 3.796 kilometreye çıkardık.
Dağları tünellerle, vadileri ve akarsuları köprüler ve viyadüklerle geçtik. 311 kilometre olan köprü ve viyadük uzunluğunu 821 kilometreye çıkardık. Sadece 50 kilometre olan tünel uzunluğunu ise 856 kilometreye yükselttik.
Demiryolu, önem ve öncelik verdiğimiz bir diğer alandır. Türkiye, hızlı trenin konforuyla ilk defa bizim dönemimizde tanışmıştır.
2.251 kilometreye ulaşan hızlı tren hatlarımızı bayram boyunca 322 bin yolcumuz kullandı.
Havayolunu halkın yolu haline getirerek, bir zamanlar yalnızca elitlerin faydalandığı imkânları milletimizin istifadesine sunduk.
2002 yılında 26 havalimanımız varken, bugün 58 havalimanımızla yıllık yaklaşık 250 milyon yolcuya hizmet veriyoruz.
Bundan 13 sene evvel gezici vandalların ‘yapılmasın’ diye ortalığı yakıp yıktığı İstanbul Havalimanı’mız bugün dünyanın en prestijli havalimanları arasında gösteriliyor.
Gezicilerin “Buraya uçak inmez” dedikleri havalimanımız, dün 1.730 uçak trafiğiyle rekor kırdı.
“BİRİLERİ LAF ÜRETİRKEN BİZ SADECE İŞ ÜRETTİK”
Bayram tatili süresince Sabiha Gökçen Havalimanı’nda 8.170 uçak trafiğiyle 1 milyon 402 bin yolcuya, Antalya Havalimanı’nda 8.408 uçak trafiğiyle 1 milyon 456 bin yolcuya, Esenboğa Havalimanı’nda 2.557 uçak trafiğiyle 382 bin yolcuya, Adnan Menderes Havalimanı’nda ise 2.557 uçak trafiğiyle 398 bin yolcuya hizmet verilmiştir.
Birileri sadece laf üretirken, biz 23 yıl boyunca iş ürettik, hizmet ürettik. Türkiye’nin çehresini değiştirecek vizyon projelerini hayata geçirdik.
Ulaştırma yatırımlarımızın üretime etkisi 2 trilyon doları bulmaktadır. Bu yatırımların yıllık ortalama istihdama etkisi ise 1 milyon 200 bin civarındadır.
Ekonomiye katkılarının yanı sıra bu yatırımlar sayesinde vakit ve yakıt israfı önlenmiş, çevre kirliliği azaltılmış, turizmden tarıma birçok sektörde ilave katma değer üretilmesi sağlanmıştır.
“42 ŞEHRİMİZİ BİRBİRİNE BAĞLAYACAK PROJEMİZİ HAYATA GEÇİRİYORUZ”
Ulaştırma alanındaki yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz.
2025 yılında aralarında Aydın-Denizli Otoyolu, Konya ve Malatya Çevre Yolu ikinci etapları ile Antalya Havalimanı iç ve dış terminal binalarının da bulunduğu 55 projemizi hizmete açmıştık.
2026 yılı için hedefimiz, 144’ü karayolu olmak üzere toplam 188 projeyi halkımızın istifadesine sunmaktır.
Özellikle 42 şehrimizi birbirine bağlayacak olan Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyolu ile ilgili çalışmalarımızı hızlandırmış durumdayız.
7 kavşak, 4 tünel, 8 viyadük ve 22 kavşak köprüsünün yer aldığı, toplam 120 kilometre uzunluğundaki bu projeyi inşallah gelecek yıl hizmete alacağız.
Kurban Bayramı’nın üçüncü günü, tarihimizin en muhteşem zaferlerinden biri olan İstanbul’un fethinin 573. yıl dönümünü milletçe gururla kutladık.
Biz de Haliç Kongre Merkezi’nin bahçesini dolduran binlerce kardeşimizle fetih coşkusunu hep beraber idrak ettik.
“İSTANBUL TÜRK’TÜR VE MÜSLÜMAN KALACAKTIR”
İstanbul’un Bizans işgalinden kurtulmasıyla asıl kalpler fethedilmiştir. Harap bir şehir olarak Bizans’tan alınan Konstantiniyye, Sultan Fatih’in vakıflara dayanan imar seferberliğiyle, Yahya Kemal’in “Türk İstanbul” dediği muhteşem bir Türk-İslam şehrine dönüşmüştür.
Minarelerinden ezan-ı Muhammedi’nin yükseldiği Ayasofya, aynı zamanda fetih müjdesinin de sembolü olmuştur. Ancak bu sembol uzun yıllar mahzun ve boynu bükük bırakılmıştır. 86 yıllık hicranın ardından, Fatih’in emaneti Ayasofya’nın kapısına vurulan zincirleri kırarak fetih bağrında açılan bu yarayı hamdolsun biz kapattık.
Yıllarca gözü yaşlı, gönlü yaslı olan Ayasofya artık kubbesinde inleyen Kur’an-ı Kerim tilavetiyle, minarelerini süsleyen ezan-ı Muhammedi’lerle İstanbul’un bağrından yükselen kutlu bir sancak olarak medeniyetimizdeki mümtaz makamına tekrar kavuşmuştur.
“İSTANBUL’A HİZMET ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
İstanbul’un duvarlarını “Zulüm 1453’te başladı” yazılarıyla kirleten Bizans artıkları hâlâ kabullenmekte zorlansa da İstanbul Türk’tür, Müslümandır; Allah’ın izniyle kıyamete kadar da Türk ve Müslüman kalacaktır.
Şunun altını çizerek bir kere daha ifade etmek isterim ki; İstanbul’un fetih ve Fatih ruhundan koparılmasına asla göz yummayacağız.
Bu aziz şehri iş bilmez, tarih bilmez, kadro kıymet bilmez kifayetsizlerin insafına bırakmayacağız.
İstanbul’a hizmet etmeyi, bu güzel şehre yatırım yapmayı, İstanbul’a yakışan dev projelere imza atmayı sürdüreceğiz.
Peygamber Efendimizin müjdesine nail olan Sultan Fatih’i, o büyük kumandanı ve kahraman ordusunun tüm neferlerini rahmetle yâd ediyorum.
“İKTİDAR OLARAK YAPICI, KUCAKLAYICI VE BİRLEŞTİRİCİ OLMAYA ÖZEN GÖSTERECEĞİZ”
Biz birileriyle laf yarıştırmanın değil, kutsal emanetini taşıdığımız aziz milletimize daha parlak bir gelecek hazırlamanın yarışı içindeyiz.
Sadece buna odaklanıyor, zihnimizi sadece bununla meşgul ediyoruz. Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor.
Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde yokuz, olmadık ve olmayacağız.
Siyasi ikballeri için huzursuzluk üretmeye çalışanlar unutmasınlar ki bu toprakların mayası şiddete, sokak terörüne ve hukuk tanımazlığa prim vermez.
Biz de hangi bahaneyle olursa olsun sokaklarımızın karıştırılmasına, milletimizin kutuplaştırılmasına, halkımızla güvenlik görevlilerimizin karşı karşıya getirilmesine müsaade etmeyiz. Böylesi hassas bir dönemde Türkiye’nin dikkatini dağıtmaya, milletimizin gönül ahengini bozmaya kimsenin hakkı yoktur ve olamaz.
Ülkemizin yeni sürüm kayıkçı kavgalarına değil, başta Terörsüz Türkiye sürecimiz olmak üzere 86 milyonun tamamını ilgilendiren meselelerde ortak zeminde buluşmaya, mutabakata ve güç birliğine ihtiyacı vardır. Terörsüz Türkiye sürecini her türlü polemikten uzak ele almak, çözüm çabalarına samimiyetle katkıda bulunmak siyaset kurumunun görevidir.
Biz iktidar ve ittifak olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yapıcı olmaya, kucaklayıcı olmaya ve birleştirici olmaya özen göstereceğiz. Bunu yaparken milletimizin çıkarlarını önceleyecek, Türkiye’nin istikbalini her türlü siyasi mülahazanın üstünde tutmaya devam edeceğiz.