GÜNDEM
Özel’den Erdoğan’a: Bu işlerin tam ortasındasın!
CHP lideri Özgür Özel, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Özel, seçildiği Kasım 2023 kurultayında kendisine bir madalya takıldığını belirterek, “O gün kaybeden kişi bırakabilmeyi bilseydi, ona da aynı madalya takılacaktı” dedi. CHP’ye polis müdahalesinin yapıldığı gün parti kapısına dayanan milletvekilleriyle ilgili, “Partiye büyük utancı yaşattılar” diyen Özel, “Bu işin hiçbir yerinde yokuz” diyen Erdoğan’a ise “Tam ortasındasın” sözleriyle seslendi.
CHP’nin seçilmiş lideri Özgür Özel, mahkemenin verdiği tartışmalı mutlak butlan kararının ardından ilk kez Meclis Grup Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu.
Özel’in Ankara Bölge Adliye Mahkemesince verilen, mutlak butlan kararından sonra gerçekleştirdiği ilk Grup Toplantısı için salon, erken saatler itibarıyla doldu. Toplantıya olan yoğun ilgi nedeniyle yer bulamayan onlarca kişi de Özel’i ayakta dinledi.
Grup Toplantısı salonunda toplanan CHP’liler, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları attı. Sloganlara, CHP milletvekilleri de eşlik etti. CHP lideri Özel’i dinlemek için salona gelen yurttaşlar öte yandan, “Hak, hukuk, adalet” diye haykırdı.
“GÖREVİMİZ DİRENİŞ VE UMUT TAŞIMAK”
Özel kürsüye, “Özgür başkan” sloganları ile çıktı. CHP lideri Özel sözlerine, “Bugün buradaki tablo ve kapıda içeri girmek için sıra bekleyen 3 bin 200 arkadaşımıza yürekten teşekkür ediyorum” diyerek başladı.
Toplantının, “Sahip çıkma, tarihin doğru tarafında durma” ve “Partinin ve ülkenin geleceğine yönelik saldırılara karşı direnme, yürüyüşe geçme” toplantısı olduğunu kaydeden Özel, “Üç haftalık aranın ardından, milletin Meclis’inde, olmamız gereken yerde, milletin görevlendirdiği milletvekillerimizin takdir ettiği görevimizle kürsüdeyiz” diye konuştu. Mücadelelerinin “tarihin doğru tarafında durma” mücadelesi olduğunu söyleyen Özel, üç hafta aranın ardından olmaları gereken kürsüde bulunduklarını vurguladı. Özel, “Dostu düşmanı birbirinden ayırmakta ustalaştık” dedi.
Özel’in konuşması sırasında sık sık “Hain Kemal” ve “İktidar” sloganları atıldı.
Özel, Kılıçdaroğlu aleyhindeki sloganlara “Bizim görevimiz nefret dilini buraya taşımak değil, bir direniş ve umut taşımaktır” sözleriyle müdahale etti. Özel, “Siz sokağı bilen, sokağı duyan, sokaktaki öfkeyi görenlersiniz. Ama bugün bizim görevimiz öfke ve tepki seslerini bu yüce çatının altına taşımak değil. Bizim görevimiz, bir büyük kumpasa karşı bu çatının altına direniş, mücadele ve umut seslerini taşımaktır” diye konuştu.
Özel devamla Gezi direnişinde hayatını kaybedenleri andı, Gezi tutuklularına selam gönderdi:
“Türkiye tarihinin en büyük demokratik itirazlarından biri olan Gezi’de hayatını kaybeden kardeşlerimiz Ali İsmail Korkmaz’ı, Ethem Sarısülük’ü, Abdullah Cömert’i, Mehmet Ayvalıtaş’ı, Ahmet Atakan’ı, Medeni Yıldırım’ı, Hasan Ferit Gedik’i ve evladımız Berkin Elvan’ı rahmetle anıyorum. Hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. AİHM ve AYM kararlarına rağmen içeride tutulan Tayfun Kahraman’a, Osman Kavala’ya, Mine Özerden’e, Çiğdem Mater’e selam olsun, çok yakında kavuşacağız.”
“‘MİLLET KAZANDI’ DEMEDEN BU KRİZ BİTMEYECEK”
Konuşmasının devamında ekonomik sorunlara dikkati çeken Özel, Türkiye’nin enflasonda Avrupa’da birinci, dünyada beşinci sırada olduğunu kaydetti. Özel, Türkiye’nin en büyük sorununu adaletsiz vergi sistemi olduğunu söyledi.
Özel, “Ülkenin ana muhalefet partisinin garantisinin olmaması bu ülkenin ekonomik krizidir, risk primidir, pahalı borçlanmasıdır, yüksek faizidir, içinden çıkılamaz ekonomik sarmaldır. ‘Türkiye’de hak, hukuk, adalet kazandı, millet kazandı’ demeden bu kriz bitmeyecek” şeklinde konuştu.
Özel, şunları söyledi:
“Toplam 30 yıl önce verdiği diplomayı inkar eden, benim tapumu mu tanıyacak, banka cüzdanıma mı değer verecek? Ülkenin ana muhalefet partisinin garantisinin olmadığı yerde, ‘Devletin garantisi’ lafı ne zamana kadar sürebilir? İşte bu ülkenin pahalı borçlanması, bu ülkenin içinden çıkamadığı ekonomik sarmalın nedeni işte bunlardır. ‘Yenemediklerini hapse attıranları, sırf yenilmemek için rakiplerinden teker teker kurtulanları Türkiye geride bıraktı, Türkiye artık öyle bir ülke değil, Türkiye’de adalet kazandı, Türkiye’de artık millet kazandı’ denmeden bu kriz bitmeyecek.
Milleti adaysız, partisiz, partiyi lidersiz ve seçimi alternatifsiz ya da şeklen seçimlerin olduğu şekli bir demokrasiye dönmek istiyorlar. Yıllar sonra İstanbul, kim tarafından yönetileceğine üç defa üst üste karar vermiş, o kişiyi ülkenin gelecekteki yönetici olma yoluna sokmuştur. Şimdi yapılan o kişiye ve partisine yapılan darbedir.”
“YAPILAN BİR SONRAKİ İKTİDARA DARBEDİR”
Özel, partide bir daha kaybetmeyi hazmedecek bir kişi dahi bulunmadığını ifade ederek, şunları kaydetti:
“CHP’liler, bir değişime inandılar var gerçekleştirdiler. Kurultayımızda ilk kez, bir siyasi partinin genel başkanı ikili yarışla değişti. Bendeki madalya ne kadar büyükse o günkü kurultayda benimle yarışan da eğer görevini bırakmayı bilseydi, onun da madalyası o kadar büyük olacaktı. İhanet, yüksek sesle başkalarından duyulduğunda değil, yalnız kaldığında içinde hissedildiğinde cezalandırır. Bu salonda öfke sloganları yerine, geleceğe yönelik umut sloganları atalım.
CHP, büyük değişimden kısa bir süre sonra yüzde 38 oy ile Türkiye’nin birinci partisi oldu ve kurulduğu günden beri AKP’yi yenen ilk parti oldu. Bu değişimin rüzgarını görenler, kendi adaylığımın peşinde koşmadığımı görenler işte bize bu günleri yaşattılar. Ben makbul muhalefet olmayı reddediyorum dedikçe, ‘Biz alıştık kaybetmeye, bir kez daha kaybeder, partinin başında otururuz’ dediler. Karşımızda, 5 Kasım kurultayını hazmedemeyenlerle 31 Mart 2024’ü hazmedemeyenlerin ittifakı vardır.
Bir mahkeme kararı ile genel merkezimize polisle, CHP’nin kapısına ilk kez gelmiş tiplerle, geldiler. Biz o kapıları kapatmasaydık, hiçbirimizin kabul edemeyeceği şeyler olacaktı. O kapıyı kapatarak evlatlarımızı koruduk, onlar o kapıya dayanarak bu partiye en büyük utancı yaşattılar. Şu anda iki tane CHP görüntüsü var. Bir tarafta mahkeme kararıyla orada oturanlar, bir tarafta burada, TBMM çatısı altında partisi ve ülkesine sahip çıkmaya çalışanlar. Bugün burada oturanların meziyetleri, kaybetse de demokrasiye sahip çıkmak. Bugün genel merkezdeki basın danışmanı, bu partinin bir evladı değil, TGRT’den bir buçuk yıldır maaş alan, yalanları köpürten birisi… Partiye ödenmiş aidatlarla alınan arabalara, ‘Haram’ diyebilen birisi bugün partinin basın danışmanı Genel Merkez’de.
“BİZDEN DEĞİLLER”
Genel Merkez’de bizden birileri değil, başkaları oturuyor orada. Türkiye’den kaçarken yakalanan bir avukat, partinin balkonunda keyif yaparak, ‘CHP arınmaya başladı’ diyor. İtirafçı alçaklar, partinin çatısında oturuyor. Patiye polisle girip çikolata dağıtan kişi, Yeni Akit’e Ferdi Zeyrek ile ilgili, ‘Çarpıldı’ karikatürü çizen kadın partide oturuyor şu anda. Gülşah’a iftira atanlar şimdi o partide göbek atıyorlar.
ERDOĞAN’A SESLENDİ: O TOMA’NIN ŞOFÖR KOLTUĞUNDA OTURUYORSUN
Erdoğan, 10 gün sonra ilk konuştuğunda, ‘Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz’ diyor. Bize, yapışmayacak FETÖ yakıştırması yaptıklarında, o kumpaslarda sen nerede duruyorsan şimdi de tam orada duruyorsun. Polisi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisine sokan, senin şımarttığın bakanın. Ne istedilerse verdiklerin bu Meclis’i bombaladı. O gün Meclis’te ben vardım, ‘Darbecilere teslim olmayız’ dedik.”
CHP delegelerinin Olağanüstü Kurultay için imza topladığını anımsatan Özel, “Bir selamımla bin imza yollayanlara helal olsun, yolları açık olsun! Bugün CHP’yi kurtarmak Türkiye’nin gelecek umudunu kurtarmaktır” dedi.
Sayı hızla artarken, “Delegelerin ve yakınlarının hesaplarına bakılması” amacıyla soruşturma açıldığını belirten Özel, “Elinizden geleni ardınıza koymayın. Kurultayı iptal ettirdiniz, biliyor olmanız lazımdı bir şey varsa ama anlaşılan yeni bakıyorsunuz. Sizin tek adaylı kongrenizde delege başına verdiğiniz o pahalı saatler var ya, bizden de öyle şeyler bekliyorsunuz” yorumunu yaptı.
“BİZİ ASIL YARALAYAN, ZAMANINDA DOST BİLDİKLERİMİZİN BUGÜN YAPTIKLARI”
Özel, konuşmasını şu sözlerle noktaladı:
“Bizi asıl yaralayan, zamanında dost bildiklerimizin bugün yaptıkları olmuştur. Bugüne kadar asla ağzımı açıp cevap vermedim, kötü söz söylemedim. Bugünden sonra, muhalefetin tüm bileşenlerinden güç alan, milletin vicdanında köpürüp taşan bu haksızlığa karşı geri adım atılır, en kısa zamanda kurultay yapılırsa bu defter kapanır.
Göreve geldiğimde yalnızca iki kişiyi, ‘Artık birlikte çalışamayız’ diyerek işten çıkardım. Öptüm, vedalaştık. Şimdi gelmişler, partide 24 yıl çalışan canım arkadaşlarımızı, tazminatsız işten çıkarmışlar. Kamuoyu tepki gösterince çıkmış, ‘Bir inceleyeceğim’ diyor. Günü gelecek o iftiracı avukatları, basın danışmanlarını ben çok güzel şekilde inceleyeceğim.”