EKONOMİ
Umman’a PARS 8×8 teslim edildi
Savunma sanayisinin önde gelen kara aracı üreticilerinden FNSS Savunma Sistemleri AŞ, Umman için üretimini üstlendiği 8×8 tekerlekli zırhlı araçların ilkini teslim etti
1 / 228
FNSS’nin 20 Eylül 2015’te imzalanan sözleşme kapsamında yaptığı ilk teslimat için Ankara’da tören düzenlendi.
2 / 228
Törende, FNSS Genel Müdürü ve Üst Yöneticisi Nail Kurt, Tuğgeneral Saif Mohammed Saif Al Sheedi, Savunma Sanayii Müsteşar Yardımcısı Köksal Liman ve FNSS Proje Yöneticisi Gökhan Tekin birer konuşma yaptı. Projede emeğe geçenlere plaket ve maket takdiminin ardından aracın anahtarı teslim edildi.
3 / 228
Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir de konuya ilişkin, “FNSS’nin yeni ihracatıyla müttefikimiz Umman ile dostluğumuz perçinlendi.” değerlendirmesinde bulundu.
4 / 228
Sözleşme kapsamında, 2020’ye kadar Umman Kraliyet Kara Kuvvetlerine, PARS III 8×8 ve PARS III 6×6 olmak üzere toplamda 13 farklı konfigürasyonda 172 zırhlı araç teslim edilecek.
5 / 228
ÖZELLİKLERİ
700 km üzerinde menzili olan PARS 8×8, patlamaya ve delinmeye karşı özel önlemler alınmış yakıt tanklarına sahip. Acil durumlara karşı zırh altında yedek yakıt tankı mevcut. Ayrıca tekerleklerin içine yerleştirilen katı diskler, patlak lastikle yol alabilme imkanı sağlıyor. Araç önünde ise 13 ton kapasiteli bir kurtarma vinci bulunmakta.
6 / 228
PARS III 8X8; kara, hava (A400, C17 & C5), deniz ve demir yolu ile taşınabilmekte.
7 / 228
Öte yandan, TUSAŞ, ilk Türk JSF/F-35 uçağının orta gövdesini Amerikalı Northrop Grumman ve Lockheed Martin firmalarına teslim etti. Teslim için TUSAŞ’ta düzenlenen törende konuşan Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir, bugünün Türk sanayisi için oldukça önemli bir gün olduğunu söyledi.
8 / 228
Demir, tüm zamanların en büyük savunma tedarik programı olan JSF Projesi çerçevesinde F-35 uçaklarının, Hava Kuvvetleri Komutanlığının en önemli vurucu gücü olmasının yanı sıra üretim ve idame işletme evreleri için Türk sanayisine iş olanakları sağlaması bakımından da çok önemli bir fırsat olduğunu kaydetti.
9 / 228
Proje kapsamında Türkiye’nin aldığı en kapsamlı ve finansal değeri en büyük iş paketinin TUSAŞ’a ait orta gövde üretimi olduğuna dikkati çeken Demir, “TUSAŞ, Northrop Grumman firması haricinde F-35 uçaklarının orta gövdesini ABD dışında üreten tek kaynak olma özelliğine sahiptir.
10 / 228
21. orta gövde aynı zamanda 2018 Mayıs’ta Hava Kuvvetleri Komutanlığının envanterine girecek ilk F-35’in orta gövdesi olma özelliğini taşıyor. Yani aslında bugün burada, TUSAŞ tarafından üretilen ve ilk Türk F-35’inde kullanılacak olan orta gövdenin teslimatını gerçekleştiriyoruz.” ifadesini kullandı.
11 / 228
Demir, F-35 Projesi ile filizlenen TUSAŞ ile Northrop Grumman arasındaki iş birliğinin her geçen gün daha da sağlamlaştığını gözlemlediğini vurgulayarak, “Önümüzdeki 15-20 yıllık dönemde ise Northrop Grumman ile TUSAŞ arasında kurulan bu stratejik birlikteliğin, mevcut işler kapsamında derinleşmesini ve farklı iş birliği imkanları oluşturacak şekilde de çeşitlenmesini umuyor ve bekliyorum.” diye konuştu.
12 / 228
JSF Projesi kapsamında TUSAŞ’ın yanı sıra, Alp Havacılık, Ayesaş, Havelsan, Kale Havacılık, Kale Pratt and Whitney gibi firmaların da halihazırda iş payı bulunduğunun altını çizen Demir, diğer pek çok yerli firmanın da iş paylaşımında yer almasının gurur verici olduğunu dile getirdi.
13 / 228
14 / 228
TESTİ BAŞARIYLA GEÇTİ!
Öte yandan Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), OMTAS Fırlatma Sistemi ile 8 OMTAS tanksavar füzesinin kabul işlemlerini tamamladı, yerli üretim silahlar bu ay içinde Kara Kuvvetleri Komutanlığınca kullanılmaya başlanacak.
15 / 228
AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Roketsan tarafından geliştirilen hassas güdümlü füzeler arasında yer alan OMTAS Orta Menzilli Tanksavar Silah Sistemi’nin, test atışlarının başarıyla tamamlanmasının ardından kabul işlemi gerçekleştirildi.
16 / 228
Bu kapsamda Türk Silahlı Kuvvetleri, bir OMTAS Fırlatma Sistemi ile 8 OMTAS tanksavar füzesinin kabul işlemlerini 2 Haziran’da gerçekleştirdi. Sistemler, bu ay içinde Kara Kuvvetleri Komutanlığının envanterine girecek.
17 / 228
OMTAS Sistemi, piyade unsurları tarafından 4 kilometre menzildeki zırhlı düşman unsurlarının etkisiz hale getirilmesi amacıyla Roketsan tarafından geliştirilen “at-unut”, “at-güncelle” atış modlarına sahip yeni nesil tanksavar özelliği taşıyor. Kara ve Deniz Kuvvetleri komutanlıklarının orta menzildeki tanksavar sistemi ihtiyacının karşılanmasına yönelik “OMTAS Projesi Seri Üretim Sözleşmesi”nin bu yıl içinde imzalanması planlanıyor.
18 / 228
19 / 228
HENDEKLER ‘TOSUN’ İLE AÇILACAK
Best Grup Savunma Sanayi Ticaret Genel Koordinatörü Yavuz Yeldan, Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF) sergilenen “Tosun”un tamamıyla yerli üretim olduğunu söyledi.
20 / 228
Zırhlı kepçenin üretiminde Çukurova Makina İmalat ve Ticaret AŞ ile ortak çalıştıklarını belirten Yeldan, aracın öne çıkan özelliğinin uzaktan kumandayla yönetilmesi olduğunu vurguladı.
21 / 228
Yeldan, Yüksekova, Nusaybin ve Sur’da yaşanan olaylardan sonra böyle bir araca ihtiyaç duyulduğunu belirterek, “Ortaya çıkan hendek ve barikatların aşılmasında çok büyük zorluklar yaşandı ve bundan kaynaklanan bir taleple biz bu aracı tasarladık.
22 / 228
Hızlıca üretimini tamamladıktan sonra söz konusu bölgelerde kullanılmak üzere kolluk kuvvetlerimize teslim ettik. Zırhlı kepçeler şu anda görevini başarıyla yerine getiriyor.” diye konuştu.
23 / 228
5 KİLOMETREYE KADAR OPERATÖRSÜZ GİDEBİLİYOR
24 / 228
Aracın uzaktan kumandalı olmasının büyük kolaylık sağladığına dikkati çeken Yeldan, “Antenlerin birbirini gördüğünde 5 kilometreye kadar aracımız operatörsüz gidebiliyor. Antenler birbirini görmediğinde yani meskun mahal içinde bazı engellerin, evlerin olduğu durumlarda ise yaklaşık 1 kilometreye kadar aracımız operatörsüz görev yapabiliyor.
25 / 228
Bu araçlar ilk önce zırhsız olarak çıktı ve çok büyük kayıplarımız oldu. Zırhladık bu seferde RPG roketatar tehdidine maruz kaldılar. Bunu da engellemek için biz aracımızı operatörsüz göndermeye karar verdik.” diye konuştu.
26 / 228
TÜRKİYE’DE İLK! TEK BİR KAFA HAREKETİYLE…
Türkiye’nin önde gelen savunma sanayisi ürünleri arasında yer alan zırhlı muharebe aracı ve personel taşıyıcılar, insansız hava aracı (İHA) ve artırılmış gerçeklik teknolojilerinin kullanılmasıyla daha etkin hale getirilecek. Sabit tesislerin, sınır ve sahil hatlarındaki kritik bölgelerin, arazideki mobil birliklerin ve üs bölgelerinin uzun süreli olarak İHA’lar ile gözetlenmesi, güvenliklerinin sağlanması için ASELSAN, Nurol Makina, BİTES, Altınay ve Lapis tarafından Kablolu Çok Rotorlu İnsansız Hava Aracı Sistemi geliştirildi ve bu sistem Nurol Makina’nın zırhlı taktik aracına entegre edildi.
27 / 228
Tepegöz adı verilen sistem, 13’üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda Nurol Makina’nın yeni ürünü Ejder Kunter Zırhlı Personel Taşıyıcı ile birlikte görücüye çıktı. Fuarda, ayrıca Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile sistemi geliştiren şirketler arasında Kablolu Çok Rotorlu İnsansız Hava Aracı Sistemi İş Birliği Anlaşması imzalandı. Zırhlı araçlara entegre edilen sistemde, aracın üzerine 100 metreye kadar uzayabilen kabloyla bağlanan İHA, aldığı görüntüleri anlık olarak araçtaki artırılmış gerçeklik gözlüğüne aktarıyor. İHA’da takılı olan 360 derece dönebilen kamera, gözlüğü takan kişinin kafa hareketiyle kontrol ediliyor.
28 / 228
Sistem, zırhlı araç personelinin operasyon sırasında oluşabilecek tehditleri önceden fark etmesine imkan veriyor. Bu sistemden, karada ve denizde arama kurtarma çalışmaları, sınır, liman güvenliği, kalabalık olayların emniyeti, petrol ve gaz boru hatlarının güvenliği gibi durumlarda da yararlanılabiliyor. Geniş bir çalışma alanı sağlayan sistem, hızlı ve etkin sonuç alınmasına olanak sağlıyor. Kablolu olması ve gözlük entegrasyonu sistemin güvenli ve sınırsız kullanımına imkan tanıyor. Artırılmış gerçeklik gözlüğüne entegrasyon sayesinde zırhlı araç personeli hava aracını kullanmakla uğraşmak yerine direkt olarak görüntüleri izleyip inceleyebiliyor.
29 / 228
Sistem her türlü sabit veya hareketli araçta kullanılabiliyor. Kablonun kopması halinde cihazda bulunan acil durum bataryası sayesinde otomatik olarak güvenli iniş yapılabiliyor. Tepegöz, gece görüş, kızıl ötesi ve termal kamera sistemi ile çok çeşitli koşullarda kullanılabiliyor. Benzer teknolojiler başka ülkeler tarafından da geliştirilirken, sistemin artırılmış gerçeklik gözlüğüne entegre edilerek kafa hareketiyle kontrolünün geliştirilmesi önemli bir artı unsur oluşturuyor.
30 / 228
ASELSAN İnsansız Sistemler’den Havacılık Mühendisi Levent Güner şunları kaydetti:
“Türkiye’de ilk defa yapılan bir konsept gösterim. Normalde kara araçlarında daha kısa mesafede gözetleme yapılmaya çalışılıyor. Bu sistem ile tüm kara araçlarına ilave bir kabiliyet sağlanacak ve uzun süreli gözetleme yapılabilecek. Firmalara arasında imzalanan iş birliği anlaşmasının amacı da proje kapsamındaki çeşitli alt sistemlerin bu şirketler tarafından geliştirilmesi, bütünleşik bir sistem çözümü ortaya çıkartılması ve en kısa sürede de Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine alınması.”
31 / 228
FUARDA EN ÇOK BU STANT DİKKAT ÇEKTİ
Özgün savunma sanayisi ürünlerinin sergilendiği IDEF 2017’ye katılan 818 firma arasında Sarsılmaz Silah Sanayi AŞ, Samsun Yurt Savunma Sanayi Ticaret AŞ ve Trabzon Silah Sanayi AŞ (TİSAŞ) gibi yerli kuruluşlar da yer aldı. Firmalar, mevcut ürünlerinin yanı sıra ürettikleri yeni tabancaları ziyaretçilerin beğenisine sundu.
32 / 228
Hem bireysel hem firma düzeyinde yoğun katılımın olduğu fuarda, ziyaretçiler en fazla silah stantlarına ilgi gösterdi.
33 / 228
Sarsılmaz Silah Sanayi İthalat Müdürü Hakan Özadalı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, uzun yıllardır IDEF’e katıldıklarını, her fuarda gördükleri yoğun ilginin kendilerini çok mutlu ettiğini belirtti.
34 / 228
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Emniyet Teşkilatına silah tedarik ettiklerini söyleyen Özadalı, bütün ürünlerinin tek tek test edildiğini ve zorlaştırılmış tüm testlerden kusursuz şekilde geçtiğini bildirdi.
35 / 228
Özadalı, şöyle devam etti:
“Tabanca olarak 50 çeşit ürünümüz, piyade tüfeğimiz, makineli silahımız var. Savunma sanayisinde bu ürünleri üreten tek özel firmayız. Özel sektör olarak tamamıyla savunma sanayisine burada hizmet ediyoruz.
36 / 228
Son zamanlarda savunma sanayimiz çok gelişti. Eskiden yurt dışından aldığımız ürünleri artık Türkiye’de kendimiz üretip yurt dışındaki pazarlara açılıyoruz. Başta ABD olmak üzere 72 ülkeye ihracatımız var. İhracatımız her sene artıyor çünkü hem kaliteli hem de uygun fiyat bizim tercih edilme sebebimiz.”
37 / 228
“SAVUNMA SEKTÖRÜ HÜKÜMET DESTEKLERİYLE HAREKETLENDİ”
38 / 228
Samsun Yurt Savunma Sanayi Ticaret AŞ Dış Ticaret Müdürü Didem Aral da Türk kültüründe silahın önemli bir yeri olduğunu, savunma sektörünün de bütün ülkelerin bütçelerinde önemli yer teşkil ettiğini söyledi.
39 / 228
Aral, Türkiye’de de hükümet tarafından verilen desteklerle hareketlenen sektörün hızlı ilerlediğini, bu nedenle silah stantlarının ilgi görmesinin normal olduğunu ifade etti.
40 / 228
Canik markasının sadece ABD’ye yılda 75 bin adet silah ihraç ettiğine dikkati çeken Aral, yıllık üretimlerinin yüzde 80’ini 25 ayrı ülkeye sattıklarını bildirdi. Türkiye’deki savunma sanayi firmalarının birlikte çalışmaları gerektiğini belirten Aral, “Yurt dışındaki rekabet çok acımasız. Farklı alanlarda 150 yıllık firmalarla mücadele etmek zorundayız. Doğru şekilde, birlikte yaptığımız çalışmalar bütün firmalar açısından mali anlamda çok büyük kazanım olacaktır.” diye konuştu.
41 / 228
DENİZLERDEKİ YENİ GÜCÜMÜZ
STM Genel Müdürü Davut Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, üzerinde çalıştıkları hava savunma fırkateyninin 4 bin 500 ve 6 bin tonluk versiyonları bulunduğunu söyledi.
42 / 228
Fırkateynin 4 bin 500 tonluk versiyonunu 13. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF) da sergilediklerini ifade eden Yılmaz, “Aslında hep konuştuğumuz gerçek bir uçak gemisi olabilecek tarzdaki bir proje bu. Projeyi yaklaşık 2 yıldır devam ettiriyoruz. Şu anda belli olgunluğa geldi, yakın zamanda havuz testlerine başlayacağız. Dolayısıyla fırkateyn anlamında, ilk yerli fırkateyn anlamında çok ciddi iyi bir noktaya geldik.” dedi.
43 / 228
STM’nin 150 metre boyunda ve 4 bin 500 ton ağırlığındaki fırkateyn tasarımında birkaç unsur dikkati çekiyor. Gemi hızı 32 deniz miline göre tasarlandı. Geminin ana vurucu özelliğini hava savunma harbi füzeleri oluşturuyor. Bunlar, dikey lançerden ateşlenip 80 kilometreye kadar hava sahasında görev yapabilecek ve bölgedeki deniz unsurlarını koruma kabiliyetine sahip olacak.
44 / 228
Gemide 3 boyutlu radar yerleşimi ve buna bağlı direk tasarımı yapıldı. Türkiye’de geliştirilmekte olan Çok Amaçlı Faz Dizinli Radar’ın buraya monte edilmesi hedeflendi. Geliştirilen yerli füzeler ile uzun menzilde düşman hedeflerine atış yapabilecek fırkateyne, helikopter konuşlandırabilecek. Fırkateynin baş tarafında 127 milimetre bir top, 32 adet hücreye sahip hava savunma harbi füzeleri yerleştirildi. Gemide baş ve kıç tarafında füze tehdidine karşı nokta savunma silahları bulunuyor. Bunlar füzeli veya çok namlulu makineli tüfek sistemlerinden oluşabilecek.
45 / 228
DENİZALTININ ÖZELLİKLERİ
Türkiye’nin deniz harp sanayisine yönelik çalışmalarının önemli ayaklarından bir tanesi de denizaltı dizaynı yapmak ve geliştirmek. Savunma Sanayii Müsteşarlığı öncülüğünde STM tarafından bu yönde çalışmalar yürütülüyor. Bu çabaların sonunda ilk konsept denizaltı dizayn çalışması yapıldı. Bin 700 tonluk bir denizaltı tasarlandı. Denizaltıdaki yerleşime ilişkin ön dizayn çalışması yapıldı, ardından analiz ve hesaplamaları gerçekleştirildi. Denizaltı ayrıca yeni teknoloji unsurlarının getirmiş olduğu havadan bağımsız tahrik ünitesinin birçok elemanını yerli imkanlarla üretmek üzere tasarlandı.
46 / 228
ROKETSAN’DA GÜDÜMLÜ FÜZE
ROKETSAN’ın son dönemde geliştirdiği güdümlü yerli füzeler bu yıl içerisinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterindeki yerini alacak.
47 / 228
ROKETSAN Pazar Geliştirme ve Tanıtım Direktörü Hüdai Özdamar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1988’de başladıkları faaliyetler kapsamında ilk etapta güdümsüz topçu roketlerini TSK’ya teslim ettiklerini söyledi. Özdamar’ın verdiği bilgilere göre şu anda ise güdümlü versiyonlar envantere teslim ediliyor ve güdümsüz bombaları güdümlü hale getiren TEBER güdüm kitleri de bu yıl içinde teslim edilecek.
48 / 228
ROKETSAN’nın üretimini yaptığı bu sistemlerin özgün, Türk mühendislerinin tasarımı ve üretimiyle gerçekleştirildiğini vurgulayan Özdamar, “Bunlar büyük oranda Türk savunma sanayisinin komponentleri kullanılarak yapılan üretimler. İlk başlarda yapmış olduğumuz güdümsüz sistemlerin, teknolojinin gelişmesiyle birlikte artık güdümlü versiyonlarının envantere teslimatlarını yapılmaya başladık. Özellikle 122 milimetrelik, 300 milimetrelik ve daha büyük çapta 600 milimetrelik sistemlerimizin şu anda TSK teslimatı gerçekleştirildi ve seri üretimi devam ediyor.” dedi.
49 / 228
TEBER GÜDÜM KİTİ
Topçu roketlerinin yanında taktik füze sistemlerinin de hem TSK, hem de yurt dışı dost ve müttefik ülkelerin silahlı kuvvetleri tarafından operasyonel olarak kullanıldığını belirten Özdamar, son dönemde geliştirilen füzelere ilişkin şu bilgileri verdi:
“2,75 inç CİRİT lazer güdümlü füzemiz, insansız hava araçlarından atılan MAM-L akıllı füzemiz, helikopterlerden, kara araçlarından ve hava platformlarından atılan uzun menzilli antitank füzelerimiz, kara araçlarından, tripoddan atılan orta menzilli antitank füzelerimiz, savaş uçaklarından atılan 250 kilometre menzilli stand-off SOM füzesi, hava araçlarından, savaş uçaklarından bırakılacak güdümsüz bombaları güdümlü hale getiren TEBER güdüm kitlerimiz, bu yıl içerisinde tamamı TSK envanterinde olacak.”
50 / 228
KAAN FÜZESİ
Fuarda ilk kez KAAN füzesinin mühimmat ve silah sistemini sergilediklerini ifade eden Özdamar, “Bir süredir envanterde olan bir sistemimiz. 200 kilometreden daha uzun menzillere çok hassas atım gerçekleştirebilen, harp başlığı etkinliği açısından hedef bölgesinde beklenen tesiri sağlayan bir füzemiz. Özgün milli komponentler kullanarak üretmiş olduğumuz, yazılımından üzerindeki tüm komponentlere kadar ROKETSAN tarafından üretilip teslim edilen bir sistem.” diye konuştu.
51 / 228
TÜRKİYE’NİN İLK YERLİ SİVİL HELİKOPTERİ ÜRETİLDİ
Savunma sanayisinde ABD, Rusya, Fransa ve İngiltere’den sonra 5’inci ülke olan Türkiye’nin ilk yerli sivil kullanım amaçlı olduğu belirtilen helikopteri, Ertex firması işbirliğinde geliştirildi. Türkiye’nin ilk elektrikli otomobili olan Etox’un da üreticisi Ertex Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Malkoç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yerli üretime verdiği destekle, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından hibe almıştı.
52 / 228
13’üncü IDEF Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı’nda görücüye çıkan yerli üretim helikopter T-625, katılımcıların büyük beğenisini toplarken, ABD’li firmalardan iş birliği teklifleri aldı.
53 / 228
ÜRETİMİ MİLLİ KAYNAKLARLA OLACAK
Yapılan açıklamada, çift motorlu, 5 palli T-625’in, başta VIP olmak üzere; ambulans, arama-kurtarma ve askeri amaç gibi birçok versiyonlarının geliştirilmesi öngörülürken; tasarım, transmisyon, rotor, iniş takımları gibi kritik öneme sahip sistemlerin ve üretimin tamamının milli kaynaklarla yapılması hedeflendiği belirtildi.
54 / 228
12 yolcu taşıma kapasiteli T-625’in, hareket özelliğine sahip koltukları havacılığa özel derilerle kaplanırken, her koltukta otomatik açılıp kapanan masalar olacak. Tüm dizayn tek bir tuşla kumanda edilebildiği helikopterde, 7 farklı renkte yanan ışık sisteminin yanı sıra, kahve makinası, buzdolabı gibi yer alıyor.
55 / 228
2018’DE TEST UÇUŞU YAPILACAK
Özgün bir tasarıma sahip olan T-625’in 2018 yılının Ağustos ayında test uçuşu planlanıyor.
56 / 228
Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, A Haber canlı yayınında Sinop’ta gerçekleştirilen füze denemesi hakkında bilgi verdi. Sinop’da gerçekleştirilen testte atışın başarılı olduğunu ifade eden Işık, “Türkiye artık kendi füzesini yapma durumuna geldi, gurur duyuyoruz” dedi.
57 / 228
BORA FÜZESİNİN TEKNİK ÖZELLİKLERİ
Roketsan tarafından geliştirilen Bora füzesi 610 mm çaplı. Sistem, yüksek teknoloji ürünü seyrüsefer ve otomatik tevcih sistemleri sayesinde at ve uzaklaş taktiğini başarıyla uyguluyor. Sistem, farklı marka ve modellerde araç, telsiz, güç sistemi, seyrüsefer sistemi gibi alt sistemlere sahip olacak şekilde kullanıcının lojistik altyapısı ve ihtiyaçlarına göre farklı versiyonlarda tasarlanabiliyor.
58 / 228
GÖKLERDEKİ GÜCÜMÜZ ‘GÖKTUĞ’ GELİYOR
TÜBİTAK Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü (SAGE) Türkiye’nin ilk “havadan havaya” ateşlenen füzesini geliştirdi. Füzeye “Göktuğ” adı verildi. Geliştirilen teknoloji “güdümlü füzelerin nirvanası” olarak nitelendiriliyor.Göktuğ’ hareket halinde uçaktan atılıyor ve diğer uçağı vurabiliyor.
59 / 228
Göktuğ füzesi ‘Varyant-1’ ve ‘Varyant- 2’ olmak üzere farklı menzil özelliklerinde üretilecek. Varyant-1 orta ve uzun menzilde, Varyant-2 kısa ve orta menzilde etkili olacak şekilde geliştirildi.
60 / 228
Gazete Habertürk’ten Murat Gürgen’in haberine göre havadan havaya güdümlü füzeler, hareket halindeki bir uçaktan ateşlenerek hareket halindeki bir diğer uçağı takip ederek vurması nedeniyle üst düzey füze teknolojisi gerektiriyor ve bu nedenle de ‘güdümlü füzelerin nirvanası’ diye nitelendiriliyor.
61 / 228
İTHAL FÜZEYE SON
Türk Hava Kuvvetleri’nin düşman uçaklarına karşı ihtiyacı olan havadan havaya füzeler şu an ABD’den satın alınıyor. Göktuğ füzeleri yurtdışından alım zorunluluğunu sona erdirecek.
62 / 228
İlk olarak Varyant- 2 kullanıma girecek ve F-16’larda kullanılan ‘AIM-9X Sidewinder’ füzelerinin yerini alacak. Uzun menzilli Varyant-1 geliştirme çalışmaları devam eden milli savaş uçağı TF-X’in vurucu gücü olacak.
63 / 228
KAPLAN MT GÖRÜCÜYE ÇIKTI
FNSS’nin, Endonezyalı PT Pindad firması ile ortak bir çalışma kapsamında geliştirdiği orta ağırlık sınıfı tank KAPLAN MT, testlere hazır prototipi ile IDEF 2017’de ziyaretçilerin karşısına çıktı.
64 / 228
KAPLAN MT, hassas doğrudan ateş kabiliyeti, geniş mühimmat seçenekleri, üstün taktik ve stratejik hareket kabiliyetiyle muharebe sahasında güçlü bir oyuncu olarak yer almaya hazırlanıyor. KAPLAN MT’de aracın arka kısmında bulunan ve “20 BG/ton” mertebesinde güç/ağırlık oranı sağlayan güç paketinden yer alıyor. Motor, bu gücü, çift pinli paletleri süren ve burulabilen mil üzerine kurulan, 6 tekerlekli, anti-şok süspansiyon sistemine sahip, yürüyüş sistemine aktarıyor. Aracın ateş gücünü ise yüksek basınçlı 105 mm Cockerill topu entegre edilmiş ve gelişmiş bir otomatik doldurucuya sahip CMI Cockerill 3105 kulesi sağlıyor. Bu kule sayesinde KAPLAN MT, düşük ağırlığına rağmen, yüksek tahrip gücüne ulaşıyor.
65 / 228
Aracın iç kısmı, mürettebatın ergonomisi ve taktiksel koşulların yanı sıra sürüş, silahın ateşlenmesi ve mühimmatın yüklenip çıkarılması gibi, muharebe sırasında karşılaşılan şartlar dikkatlice göz önünde bulundurularak tasarlandı. Sürücü koltuğunun özel tasarımı, kullanıcının yeterli bir görüş alanına sahip olmasını ve kabin içindeki tüm ekipmanlara ulaşabilmesini sağlıyor. KAPLAN MT’de, araç komutanına taktiksel farkındalık sağlayan muharebe alanı yönetim sistemi ve lazer ikaz sistemi de bulunuyor.
66 / 228
FNSS Genel Müdürü Nail Kurt, KAPLAN MT’ye ilişkin değerlendirmesinde aracın yeteneklerine ve geliştirme modeline dikkati çekti.
KAPLAN MT’nin çok özel bir araç olduğunu vurgulayan Kurt, şunları kaydetti:
67 / 228
“Projenin ilerleyen safhalarında, aracın performansını sahada gösterdiğimizde, bu tasarımın etkinliği, daha net bir şekilde gözler önüne serilecek. Bu aracı, Endonezyalı ortağımızla geliştirmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. FNSS, farklı iş birliği modellerini yıllardır başarıyla uyguluyor. Malezya’da, iş ortağımız DEFTECH ile AV8 projesini yürütüyoruz. Suudi Arabistan’da, ortak girişim şirketimiz FNSS ME üzerinden, devlete ait bir fabrikayı işletiyoruz. Endonezya’da ise farklı bir model uyguluyoruz, ortak ürün geliştiriyoruz. FNSS, sahip olduğu teknolojisi ve tecrübesiyle dost ve müttefik ülkelerle farklı iş birliği modelleri altında çalışmaya hazır.”
68 / 228
ALTAY TANKI’NIN YENİ VERSİYONU İLK KEZ GÖRÜCÜYE ÇIKTI
Türkiye’nin en büyük özel sermayeli savunma sanayii şirketi Otokar, Milli Ana Muhabere Tankı ALTAY’ın barış destek operasyonları için asimetrik muharebe koşullarına uygun geliştirilen yeni versiyonunu IDEF Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı’nda ilk kez sergiledi. Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç, ‘İhtiyaç duyulanın ötesinde ALTAY tankının versiyonlarını da geliştiriyoruz seri üretim görevi verildiği takdirde, ülkemiz ve ordumuz için en iyisini yapmaya hazırız’ dedi.
69 / 228
T.C. Milli Savunma Bakanlığı ev sahipliğinde IDEF Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı’nda yer alan Otokar standında tanıtılan ALTAY Ana Muharebe Tankı seri üretim bekliyor. Tank, üstün beka ve hareket kabiliyeti, atış gücü ve teknolojisi ile dünyanın en modern ana muharebe tankı olarak görülüyor. Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç, “Kara araçlarında Türkiye’nin en deneyimli şirketi olarak, Türk ordusu ve güvenlik güçleri dahil dünyada 50’den fazla kullanıcımıza en iyi ürün ve hizmetleri sunmak için çalışıyoruz.
70 / 228
Türkiye’de ve dünyada farklı iklim ve coğrafyalarda elde ettiğimiz deneyimleri araç geliştirme çalışmalarımıza yansıtıyoruz. Bu sayede sadece bugünün değil, geleceğin tehdit ve ihtiyaçlarına göre hareket ediyor kullanıcılarımızın beklentilerini önceden tespit edebiliyoruz. Bugün fuarda ilk kez sergilediğimiz ALTAY AHT, bu çalışmalarımızın en güzel örneği.
71 / 228
Konvansiyonel olmayan kuvvet ve yöntemlerin kullanıldığı hibrit veya asimetrik muharebe koşulları için ordumuzun gelecek ihtiyacına hizmet edecek ALTAY AHT’yi kendi kaynaklarımızla tasarladık. Otokar’ın kendi öngörü ve kabiliyetleriyle tasarladığı, ihracat potansiyeli de yüksek bu tank seri üretim için gerekli kabiliyetlere ve insan kaynağına sahip olduğumuzun da bir göstergesi” dedi.
72 / 228
MİLLİ MOBİL LAZER SAHAYA ÇIKIYOR
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, BMC’nin yeni nesil zırhlı aracı Amazon’a başarıyla entegre edilen milli mobil lazer savunma sisteminin, 13. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarında (IDEF 17) tanıtılacağını bildirdi. Özlü, AA muhabirine, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezinin (BİLGEM) geliştirdiği, mobil lazer savunma sistemine ilişkin açıklamalarda bulundu. TÜBİTAK’ın son yıllarda çok önemli projelerle milli ve yerli teknolojiler geliştirdiğini anlatan Özlü, özellikle savunma sanayisi projelerinde büyük aşama kaydedildiğini söyledi.
73 / 228
Mobil lazer savunma sisteminin özellikleri hakkında bilgi veren Özlü, “TÜBİTAK’ın milli olarak geliştirdiği lazer sistemi özellikle el yapımı patlayıcıları uzaktan imha etmek amacıyla tasarlandı. Geçen yıldan bu yana gerçekleştirilen saha testlerini başarıyla tamamlayan sistem, BMC firmasının yeni araçlarından Amazon’a başarıyla entegre edildi.” dedi. Özlü, geliştirilen ilk ürünün çeşitli savunma uygulamalarına yönelik işlevsel özelliklerle farklı platformlarda kullanılabildiğine işaret ederek, “Mobil lazer savunma sistemi, kara, deniz ve havada tehdit unsuru oluşturan hedefleri algılayıp, takip ederek lazer ışını sayesinde etkisiz hale getirecek. Kara platformunda testleri başarıyla geçen lazer sistemi, deniz ve hava platformlarında da denenecek.” ifadelerini kullandı. Mobil lazer savunma sisteminin, sınır güvenliği, insansız hava araçları ve el yapımı patlayıcılara karşı savunma araçları arasında maliyet etkin bir seçenek olarak öne çıktığını belirten Özlü, IDEF’te tanıtılacak sistemin seri üretiminin teknoloji transferi aracılığıyla yerli firmalara devredilmesinin planlandığını, iş birliği konusunda istekli yerli savunma sanayii firmalarına kapılarının açık olduğu kaydetti.
74 / 228
NUROL MAKİNA BİRÇOK İLKE İMZA ATIYOR
Nurol Makina bu yıl da FNSS ile yan yana yer alıyor. TÜYAP’ta gerçekleşen IDEF 2017 fuarında, Nurol Makina standında ülkenin en gözde 4×4 aracı Ejder Yalçın ve yeni zırhlı aracı NMS’nin yanında sergilenen araçların tanıtımı yapıldı. Stantta yer alan bir başka araç ise kullanıcı ihtiyaçlarına göre yenilenen Ilgaz II. Firmanın ilk defa sergilediği araçlardan birisi olan Ejder Kunter Zırhlı Personel Taşıyıcı aracı, yeni geliştirilen bir personel taşıma aracı olup, bu araç güvenlik güçleri tarafından yüksek performans ile kullanılan Ejder TOMA araçları aynı şasiye sahiptir. Nurol Makina ve Sanayi Genel Müdür Yardımcısı Dr. Anıl Karel araçlar hakkında bilgi verdi.
75 / 228
Dr. Anıl Karel, ”Yeni aracımız mühendislerimiz tarafından özgün olarak geliştirilen araç. 4×4 zırhlı araçlar sektöründe yeni bir çağ açacak. En temel özelliği; kullanıcı ihtiyaçlarına göre balistik koruması ve mayın koruma özelliklerinin değiştirilebilmesidir. Balistik koruması istenilen seviyeye çıkartılabiliyor. Araç modüler yapıya sahip. Araç ister pikap ister 9 kişilik personel taşıyıcısına dönüşebiliyor. Hafif ve hızlı bir araç. Özellikle protokol konvoylarında yüksek hızı ve emniyetli sürüş özellikleri nedeniyle rahatlıkla kullanılacak bir araç. Araç üzerinde farklı silah kuleleri entegre etme imkanımız var” dedi.
76 / 228
Özgün tasarım araçlar üreten firma olduklarını dile getiren Dr. Karel, ”Ejder Yalçın sadece Türkiye’de değil, birçok ülkenin kullanıcısı tarafından beğenilen bir aracımız. Araç Türk mühendisler tarafından özgün olarak tasarlanmıştı ve Türkiye ilk defa 4×4 zırhlı araçlarda bu seviyede yüksek balistik ve mayın korumasını Ejder Yalçın ile tanımıştı. Ejder ailesinin ilk aracına bakacak olursak Ejder TOMA’yı firmamız, emniyet teşkilatımızın ihtiyaçlarına göre özel olarak geliştirmişti. Askeri şasiye sahiptir. 4×4 bağımsız süspansiyonu sayesinde her türlü arazide ve balistik koruma sayesinde kritik yerlerde toplumsal olaylara müdahale edebilmektedir. Emniyet güçleri ile göstericilerin karşı karşıya gelerek istenmeyen olayların önlenmesinde büyük rol oynamaktadır” şeklinde konuştu.
77 / 228
GÜVENLİKTE YENİ DÖNEM
Amerikan ve İngiliz ordusuna 42 yıldır çelik yelek sağlayan İngiltere Manchester’daki Body Armour fabrikasını satın alarak adını duyuran yüzde 100 Türk sermayeli Canovate Group, fuarda CAN@Scann İnsan Tarama Sistemini görücüye çıkardı. Sistem, yoğun insan geçiş trafiği olan havaalanları, tren garları, otobüs terminalleri gibi riskli bölgeler statüsündeki alanlarda ve yüksek güvenliğin önem arz ettiği VIP bina girişlerinde, çevrede yürüyen insanlar üzerinde çok hassas güvenlik taraması yapabiliyor.
78 / 228
TSK 24 TANE BİRDEN SİPARİŞ VERDİ
Kanat ve gövde altında milli mühimmatlardan Roketsan tarafından geliştirilen Cirit, UMTAS füzeleri ile HGK-3, KGK-82 gibi bombaları taşıyabilen uçağın ilk testi geçen ay başarıyla tamamlanmıştı. Test aşamasının hızla tamamlanmasından sonra Kara Kuvvetleri için üretim başlayacak.
79 / 228
Taarruz helikopterlerine göre çok daha hızlı olan Hürkuş, F-16’larla yapılan operasyonların daha düşük maliyetlerle gerçekleştirilmesini sağlayacak. 12 uçağın teslimatından sonra ikinci 12 uçaklık paketin de kesin siparişe çevrilmesi hedefleniyor.
80 / 228
Tek motorlu, turboprop motorlu bu tür savaş uçakları, pahalı uçaklar alamayan veya operasyon maliyetlerini düşük tutmak isteyen ülkeler tarafından tercih ediliyor. Pilotajı kolay olan bu uçaklar, uçuş eğitimlerinde de kullanılıyor. Hürkuş’un rakipleri arasında Amerikan T-6 Texan II ve Brezilyalı Emrbraer Super Tucano uçakları bulunuyor.
81 / 228
TÜRK MÜHENDİSLER TASARLADI
82 / 228
Proje Geçen yıl Hürkuş’un ilk modeli ‘A’, Avrupa Havacılık ve Uzay Ajansı EASA’dan onay olan ilk Türk hava aracı olmuştu.
83 / 228
Halen TAI, Hürkuş’un ‘B’ olarak Hava Kuvvetleri başlangıç eğitim uçağı olarak 15 adetlik siparişi imal ediyor. Bu uçakların teslimatları, önümüzdeki yıl haziran ayından bu yılın sonuna çekilmesi planlanıyor
84 / 228
VE ‘KORHAN’ İLK KEZ GÖRÜCÜYE ÇIKIYOR
ASELSAN, günümüzün muharebe sahası ihtiyaçlarını en ileri derecede karşılamak üzere yeni nesil zırhlı muharebe sistemi geliştirdi. “Korhan” adı verilen sistem 13. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarında (IDEF 2017) yerli ve yabancı katılımcılara tanıtılacak. Yüksek ateş gücüne sahip olan, gelişmiş hedef tespit ve takip sistemleriyle donatılan Korhan, son teknoloji ürünü kendini koruma ve çevresel farkındalık sistemleriyle kullanıcı ve sistem bekasını en üst seviyede sağlayabiliyor. Açık ve genişletilebilir mimarisi sayesinde sisteme, gelecek dönem ortaya çıkacak ihtiyaçlara yönelik güncelleme ve ilaveler milli olanaklarla yapılabilecek.
85 / 228
Korhan sisteminde ana silah olarak yüksek atım hızına sahip 35 milimetre top kullanılıyor. Söz konusu topun üretimi milli imkanlarla Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu tarafından yapılıyor. Sistem ayrıca ASELSAN tarafından yurt içinde geliştirilmiş olan ve herhangi bir dış bağımlılık olmaksızın Türkiye’de üretilen 35 milimetre parçacıklı mühimmatı kullanma kabiliyetine sahip bulunuyor. Korhan, akıllı mühimmat kullanımı yoluyla sütre arkasında bulunan hedeflere karşı yüksek etkinlik gösteriyor. Sistem, kendisine ve içinde bulunduğu birliğe karşı tehdit oluşturan helikopterler, uçaklar ve insansız hava araçlarına karşı da öz savunmasını yapabiliyor.
86 / 228
Korhan, 360 derece çevresel farkındalık sağlayan panoramik görüş sistemi, silaha bağımlı nişancı ve bağımsız komutan görüş sistemleri, silah sistemine entegre olarak görev yapacak uydu tipi mini insansız hava aracıyla (MİHA) muharebe sahasına tam hakimiyet ve düşmana karşı üstünlük sağlayacak. Korhan, günümüzün muharebe alanının yoğun iletişim ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla ASELSAN tarafından geliştirilen yeni nesil haberleşme sistemleriyle donatıldı. Sistem aynı zamanda müşterek görev icra edeceği unsurlar ile eşgüdüm sağlanması için komuta kontrol ağı içinde görev icrasına yönelik tüm yetenekleri barındırıyor.
87 / 228
TSK İLK KEZ KULLANACAK ÇOK DİKKAT ÇEKECEK
Savunma Teknolojileri ve Mühendislik AŞ (STM), son çalışmalarıyla Türkiye’yi insansız hava aracı teknolojisinde farklı bir noktaya taşıyacak. Şirket, Türkiye’de ilk olan kamikaze ve gözetleme maksatlı otonom drone sistemlerini 13. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF 2017) sergileyecek.
88 / 228
HEM KEŞİF YAPIYOR HEM KAMİKAZE
Asimetrik harp ve terörle mücadele operasyonlarının en kritik ekipmanlarından biri olmaya aday Alpagu, eski Türkçe’de “tek başına düşmana saldıran yiğit” anlamını taşıyor. Otonom veya manuel kullanılabilen Alpagu’nun Togan ve Kargu’dan farkı, sabit kanatlı olması ve bir lançerden fırlatılabilmesi.
89 / 228
Özel tasarımı sayesinde hafif ve kompakt bir yapıya sahip olan Alpagu, tek kişi tarafından azami 45 saniyede kullanıma hazır hale getirilebiliyor. Kamikaze görevinin yanı sıra keşif ve gözetleme de yapabilen Alpagu’nun taşıdığı patlayıcı, sahada başka bir patlayıcıyla değiştirilebiliyor. Tamamen özgün geliştirilen ve gerçek zamanlı görüntü işlemeyle derin öğrenme algoritmalarının kullanıldığı Alpagu’nun, IDEF 2017’nin en dikkati çekici ürünlerinden biri olması bekleniyor.
90 / 228
DÖNER KANATLI KAMİKAZE KARGU
“Dağ başındaki gözlem kulesi” ve “Atmaca” anlamlarına gelen STM’nin bir diğer ürünü Kargu, yüksek performanslı seyrüsefer ve hareketli hedeflere yönelik kamikaze özellikleriyle öne çıkıyor.
91 / 228
Gece ve gündüz operasyonel faaliyetler için geliştirilen döner kanatlı Kargu, operasyon sahasında çok kısa sürede göreve hazır hale getirilerek tali zararları en aza indirecek şekilde hassas vuruş yapabiliyor. Alpagu’da olduğu gibi otonom veya uzaktan kumandayla kullanılabilen Kargu’nun mühimmatı da arazide kolaylıkla değiştirilebiliyor. Lazer mesafe bulucu, görev iptal, acil imha gibi özelliklere de sahip olan Kargu’nun, asimetrik harp ve sınır güvenliği alanlarında ön plana çıkması bekleniyor.
92 / 228
TAI’NİN HELİKOPTERİ T-625’TEN İLK GÖRÜNTÜLER
Gazete Habertürk yazarı Güntay Şimşek, TAI’nın özgün tasarımı olan genel maksat helikopteri T-625’i görüntüledi.
93 / 228
Silahlı ve silahsız versiyonlarıyla insansız hava aracı (İHA) ANKA, eğitim ve hafif sınıf saldırı uçağı Hürkuş, taaruz ve taktik helikopteri T129 ATAK, şu an Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ’nin (TUSAŞ-TAI) gökyüzünde süzülen 3 eseri olarak dikkat çekiyor. Yaklaşık 1 yıl sonra ise bunlara bir de TAI’nin özgün tasarımı olan genel maksat helikopteri T-625 eklenecek.
94 / 228
12 YOLCU, 2 PİLOTLA UÇACAK
Çift motorlu, özgün, genel maksat helikopteri olarak tasarlanan T-625’in başta VIP olmak üzere ambulans, arama-kurtarma gibi birçok versiyonlarının geliştirilmesi söz konusu. Helikopterin hizmete girmesinden sonra ise sivil modellerine, askeri amaçlı olarak kullanılacak tiplerinin de ekleneceği belirtildi.
95 / 228
Tasarımını ve üretimini TUSAŞ’ın geliştirdiği “ilk Türk helikopteri” T-625, İstanbul’da 9 Mayıs’ta kapılarını açacak IDEF Savunma ve Havacılık Fuarı’nda ilk kez kamuoyu önüne çıkacak.
96 / 228
YERLİ FÜZE ‘KAAN’ GÖRÜCÜYE ÇIKIYOR!
Türkiye’nin ulusal füze ve roket programlarına öncülük eden ROKETSAN’ın yerli KAAN füzesi ve silah sistemi, ilk kez sergilenecek.
97 / 228
13. Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı’nda (IDEF) sergilenecek olan KAAN silah sistemi, uzun menzili ve yoğun ateş yeteneğiyle caydırıcı güç olacak. Sistem, gece ve gündüz, her türlü hava ve arazi şartlarında, yüksek öncelikli hedefler üzerine yoğun ateş açarak manevra birliklerine etkin destek sağlıyor.
98 / 228
DÜŞMAN HEDEFLERİ LAZERLE ETKİSİZ HALE GETİRECEK!
ASELSAN’ın testlerdeki başarılı performansıyla dikkati çeken Lazer Savunma Sistemi sayesinde, hedefler yüksek hassasiyetle ve kısa sürede etkisiz hale getirilecek .Şirket, ortaya çıkan yeni tehdit ve ihtiyaçları dikkate alarak silah sistemleri konusundaki ürünlerini çeşitlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor.
99 / 228
Bu çabalar kapsamında, sahip olduğu yerli lazer teknolojisi ile silah sistemlerindeki kabiliyetlerini birleştiren ASELSAN, geleceğin savunma sistemini oluşturma konusunda büyük bir adım atarak Lazer Savunma Sistemi geliştirdi.Testlerdeki başarılı performansıyla dikkati çeken ve insansız hava aracını lazerle etkisiz hale getiren söz konusu sistem, 13. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF 2017) sergilenecek.
100 / 228
Sistem, kritik tesislere yönlendirilmiş mini ve mikro insansız hava aracı tehditlerine, el yapımı patlayıcılara ve yol kenarındaki şüpheli unsurlara karşı tasarlandı. Lazer Savunma Sistemi’nin, enerji santralleri, hava alanları, sınır karakolları, karargah binaları ve konvoy geçiş güzergahlarının güvenliğini sağlamakta kullanılabileceği değerlendiriliyor.
101 / 228
Sistem, yüksek lazer çıkış gücüne sahip fiber lazer kaynağı, odaklayıcı atış kontrolcüsü, kızılötesi/gündüz kamera, lazer mesafe ölçüm cihazı, yönlendirme birimi, ilgili güç/kontrol elektronikleri, yazılımlar, soğutma ve güç üretme/depolama alt bileşenlerinden oluşuyor.
102 / 228
Sistemde bulunan fiber lazer kaynağı (ASELFİBER ailesi ürün grubu), Odağı Değişken Atış Kontrolcüsü (ODAK), kızılötesi/gündüz kamera (DÖRTGÖZ), lazer mesafe ölçüm cihazı (MRLR), yönlendirme birimi ve ilgili tüm mekatronik, yazılım, donanım tasarımları ve üretimleri ASELSAN imzası taşıyor. ASELFİBER ailesi ürün grubu 1 mikrometre dalga boyu bandında, yüksek verimli bir lazer kaynağı olarak görev yapıyor.
103 / 228
ODAK ise 50 metreden başlayarak 1 kilometrenin üzerinde otonom olarak hızla ayarlanabilen bir mimaride tasarlandı.Lazer Savunma Sistemi’nde, fiber lazer kaynağı tarafından üretilen yüksek güçlü lazeri yatay-dikey eksende hareket eden stabilize bir platform üzerinden hedef yönlendirilebiliyor.
104 / 228
Stabilize platform, hedefin tespit ve takip fonksiyonlarını yerine getirmek üzere termal kamera ve gündüz görüş kamerası gibi elektro-optik birimleri de bünyesinde barındırıyor. Sistem, elektro-optik birimlerin kamera görüntüleri üzerinden tehditleri otomatik olarak takip altına alıyor ve gönderdiği yüksek güçlü lazer ışınla tehditlerin bertaraf edilmesini sağlıyor.
105 / 228
TÜRKİYE’NİN UZAYDAKİ YENİ GÖZÜ!
Türkiye’nin ilk milli mikro gözlem uydusu olan Lagari uydusu, sahada taktik görüntü ihtiyacının yakın gerçek zamanlı karşılanması, genel haritalama, orman ve bitki örtüsünün takibi, doğal afet takibi gibi keşif gözetlemesi yapacak. Renkli ve nokta/şerit görüntü alma kabiliyetlerine sahip, yeni nesil elektro-optik kamera taşıyan Lagari, uzay teknolojisinde boşlukları dolduracak olan tamamlayıcı uydu kategorisinde ilk milli yatırım olma özelliğini taşıyor.
106 / 228
Konuyla ilgili görüşlerini aktaran STM Genel Müdürü Davut Yılmaz, Lagari’nin tasarımı ve kabiliyetleriyle çok inovatif bir ürün olduğunu vurgulayarak, “Uzay endüstrisinin geleceği küçük, ucuz, fırlatması kolay ve özel görevleri yerine getirebilen küçük uydularda olacak. Uzay konusunda dünyada lider olan ülkelere baktığımız zaman bu trendi yakinen görmek mümkün.
107 / 228
STM olarak ülkemizin bu konudaki açığını kapatmak için uzun zamandır küçük uydular üzerinde çalışıyoruz. Bu kapsamda milli olarak geliştirdiğimiz Lagari isimli küçük gözlem uydusunu ilk defa IDEF savunma fuarında sergileyeceğiz. Takım uydu şeklinde çalışmalarını amaçladığımız bu yeni konsept ile uydulardan hızlı ve yüksek çözünürlükte görüntü almak mümkün olacak” dedi.
108 / 228
Uzay alanında çalışma yapan saygın birçok kurum ve kuruluş tarafından ilk roketli uzay uçuşunu gerçekleştiren kişi olarak kabul edilen Lagari Hasan Çelebi’den adını alan uydunun, 2019 yılında uzayda göreve başlaması planlanıyor. Lagari, ‘Mikro Uydu’ kategorisinde, 60-65 kg ağırlıkta hedeflenen çözünürlükte görüntü sağlaması ile bu konuda dünyadaki ilklerden biri olacak.
109 / 228
İLK KEZ FUARDA SERGİLENECEKLER
9-12 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek olan 13. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF’17) görücüye çıkacak ürünler belli olmaya başladı. Savunma sanayinde faaliyet gösteren firmalar yeni araçlarını fuarda ilgililerin beğenisine sunacaklar.
İşte fuarda ilk kez yüzünü gösterecek araç ve silahlardan bazıları…
110 / 228
YENİ BİR ÇAĞ AÇACAK!
Nurol Makina, “kendi sınıfında yeni bir çağ açacağı” belirtilen yeni 4×4 zırhlı aracını ilk kez 13. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda sergilemeye hazırlanıyor. Şirket, 9-12 Mayıs’ta gezilebilecek fuarda “NMS” adıyla yeni bir 4×4 zırhlı aracın tanıtımını gerçekleştirecek.
111 / 228
Prototip aşamasındaki aracın kendi sınıfında yeni bir çağ açacağı, geliştirilerek ileride pek çok yenilikle donatılacağı belirtildi.
112 / 228
Firmanın özgün olarak ürettiği askeri şasi üzerine tasarlanan araç, bağımsız süspansiyonlu, sürekli 4 çeker, kendinden CTIS (merkezi lastik şişirme) sistemine sahip bulunuyor.
113 / 228
Ağırlığı 8 ton olan araç, 4 tonluk taşıma yapabiliyor. Birçok koruma standartlarına sahip araç, kullanıcı isteklerine bağlı olarak, ilave zırhla daha yüksek koruma seviyelerine çıkartılabiliyor. Aracın mayın koruma seviyesi teker ve göbek altında 6 kilogram TNT patlamaya dayanabilecek şekilde tasarlandı.
114 / 228
Aracın diğer bir özelliği ise aynı gövde üzerinde çeşitli değişiklikler yapılabilmesine imkan tanıyor olması. Araç personel taşıyıcı olarak üretilmiş olsa dahi sonradan arka kısmı açık ve kapalı kasa haline dönüştürülebiliyor. Dönüş yarıçapının 6 metre olmasının meskun mahal operasyonlarında avantaj sağladığı belirtiliyor.
115 / 228
YENİ VERSİYON ILGAZ
Emniyet Genel Müdürlüğü envanterine giren Ilgaz aracının ikinci versiyonu Ilgaz 2 Zırhlı İç Güvenlik Aracı da IDEF’te ilk kez sergilenecek. Araç, kullanıcı ihtiyaçlarına göre yenilenmiş haliyle fuarda boy gösterecek.
116 / 228
ZIRHLI PERSONEL TAŞIYICI
Firmanın ilk kez görücüye çıkaracağı bir diğer ürün Ejder Kunter Zırhlı Personel Taşıyıcı olacak. Araç, güvenlik güçlerinin hizmetindeki Ejder TOMA araçlarıyla kullanılabilecek konseptte tasarlandı. Zırhlı personel taşıyıcı araç, Ejder TOMA ile birlikte sergilenecek.
117 / 228
AMİRAL GEMİSİ EJDER YALÇIN
Fuarda, geçtiğimiz aylarda ilk ihracatı bir Kuzey Afrika ülkesine yapılan ve Nurol Makina’nın amiral gemisi olan Ejder Yalçın 4×4 TaktikTekerlekli Zırhlı Aracı (TTZA) da yer alacak.
118 / 228
Sınıfında en yüksek balistik ve mayın korumaya sahip zırhlı muharebe aracı Ejder Yalçın TTZA, yüksek güvenlik riski taşıyan muharebe alanlarında silahlı kuvvetler ve güvenlik güçlerine taktik anlamda üstünlük sağlıyor.
119 / 228
SAVUNMADA YERLİ ARAÇ HEYECANI
Savunma sanayisi alanında yerli araçlarla ön plana çıkan BMC, gelecek hafta düzenlenecek Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı’nda uçakla taşınabilecek yeni zırhlı aracını görücüye çıkaracak.
120 / 228
KİRPİ’NİN KÜÇÜK KARDEŞLERİ DE SERGİLENECEK
BMC İcra Kurulu Başkanı Bülent Denkdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, fuarda sergilenecek Vuran ve Amazon adlı zırhlı araçların testlerinin bitme aşamasında olduğunu, yılın ikinci yarısında seri üretime geçileceğini anlattı. Vuran ve Amazon’un zırhlı araç Kirpi’nin küçük versiyonları olduğunu anlatan Denkdemir, Kirpi’nin 12, Vuran’ın 9, Amazon’un ise 7 kişilik olduğunu dile getirdi.
121 / 228
Denkdemir, “ailenin küçük fertlerinin” şehir içinde kullanım potansiyeli taşıdığını, daha çevik ve kıvrak olduğunu kaydederek, “Tek bir araçla bu hayat dönmüyor. Büyük ve küçük araçları yan yana getirip bir aile kurduğunuzda ordunun, polisin ihtiyaçları tamamlanmış oluyor. Dolayısıyla bunları Türk ve Katar ordusunun hizmetine bu sene sunmuş oluyoruz.” dedi.Fuarda Kirpi, Vuran ve Amazon’un yanı sıra, Kirpi’nin Tunus ordusu için ambulans olanı şeklinde üretilen modelinin de yer alacağını kaydeden Denkdemir, bu araçta da bütün koruma faktörlerinin bulunduğuna dikkati çekti.
122 / 228
YENİ ARACIN MAKETİ GÖRÜLEBİLECEK
Denkdemir, fuarda yeni araçlarını da tanıtacaklarını belirterek şöyle devam etti:
“Bu araç Katar ordusunun çok ciddi miktarda alacağı, adını henüz koymadığımız, yeni lansmanını yapacağımız bir araç. Katar ordusuna özel, sıfırdan, yeni tasarım olarak, yerli, milli, Türk mühendisliğiyle imal ediliyor. 2018 başında seri üretime girecek. Bu araç daha ziyade kargo uçaklarından paraşütle atılıp, paraşütle yere inip, indiği yerden harekete geçebilen, dünyada çok az örneği olan özel bir araç. Türkiye’de ilk defa mühendisliği yapılacak bir araç. Şu anda çalışmalarını başlattık. Yıl sonuna kadar tamamlanacak bir araçtır. Fuarda prototipin bir ön safhası olan mockup (model) dediğimiz büyütülmüş maket görecek müşterilerimiz. Henüz prototipi tamamlanmadı, sonbahar gibi tamamlanır diye tahmin ediyorum. BMC çalışanlarıyla, arkamızda devletimizin gücüyle, müşterilerimizle, tedarikçilerimizle bir milli yürüyüşe çıktık.”
123 / 228
“HER FUAR BİR HAZIRLIK”
Bütün ülkelerden katılımın sağlandığı IDEF’in dünyanın en büyük 3-4 savunma sanayi fuarından birisi olduğunu kaydeden Denkdemir, “BMC artık araç kalitesiyle dünya ligine girdi. Dolayısıyla fuarın uluslararası arenadaki en önemli oyuncularından biriyiz. Fuarda 5 ürünümüzün hepsi kendine has ürün.” ifadelerini kullandı.
124 / 228
Denkdemir, BMC’nin fuarlara “şu kadar mal satalım” diye bakmadığını vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu, nefesinizin yetmesi gereken uzun soluklu bir yolculuk. BMC’nin 2025 yılı ciro hedefi 5 milyar dolar. Bunun da yüzde 50’si ihracat olacak. 2025 yılına geldiğimizde yıllık 2-2,5 milyar dolar ihracat gücü olan bir BMC hayal ediyoruz. Bugün bunun aşağı yukarı 20’de birindeyiz. Yıllık 100 milyon dolarlar mertebesinde bir ihracat potansiyeli taşıyor BMC şu an. Buradan oraya kadar bir yolculuğumuz olacak. Her fuar bunun için bir hazırlık.”
125 / 228
SAVUNMADA ‘MENTAP’ HAMLESİ
TÜMOSAN tarafından KAP’a yapılan açıklamaya göre MENTAP ürün ailesi hafif, orta ve ağır araçlardan oluşacak ve ürün ailesinin tamamında Tümosan tarafından geliştirilen yeni nesil dizel motor, şanzıman, transfer kutusu ve yürür aksam ile özgün elektronik sistemler kullanılacak.
126 / 228
Tüm araçlarda yüzde 100’e yakın yerlilik oranı sağlanacağı gibi tasarımlar, yurtdışından herhangi bir teknik destek almaksızın Tümosan’ın AR-GE imkanlarıyla yapılacak.
127 / 228
HIZIR VE KHAN ÜRETİME HAZIR
128 / 228
Katmerciler tarafından üretilen 4×4 taktik tekerlekli zırhlı araçlar ve zırhlı ambulans 13. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF’17) sergilenecek. Zırhlı araçlar “HIZIR” ve “KHAN” yol ve performans testleri başarıyla tamamladı ve üretime hazır hale getirildi.
129 / 228
Segmentinin en güçlü muharebe aracı “HIZIR”ın lansmanı 3. High-Tech Port by MÜSİAD Fuarı’nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılmıştı.
130 / 228
“HIZIR”, Türk savunma sanayisinde sınıfının en yüksek motor gücüne sahip, taktik tekerlekli zırhlı muharebe aracı olarak dikkati çekiyor.
131 / 228
Araç, NATO standartlarında, 4×4 konfigürasyonunda, manevra gücü yüksek, güvenlik güçlerinin operasyonel ihtiyaçlarına uygun olarak geliştirildi.
132 / 228
Balistik açıdan güçlendirilmiş, mayın ve el yapımı patlayıcılara karşı yüksek koruma seviyesine sahip “HIZIR”, kırsal ve kentsel alanlardaki yoğun çatışma koşulları altında yüksek performans gösterecek şekilde tasarlandı.
133 / 228
“HIZIR”, komuta kontrol aracı, kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer aracı, silah taşıyıcı araç (çeşitli silah sistemlerinin kolay entegrasyonu), ambulans aracı, sınır güvenliği aracı, keşif aracı olarak çeşitli konfigürasyonlar için çok yönlü, düşük maliyetli ve kolay bakım sağlayan bir platform araç niteliğinde bulunuyor.
134 / 228
ARAÇ 9 PERSONEL KAPASİTELİ
135 / 228
“KHAN” ise balistik korumalı, el bombalarına karşı yüksek güvenlik sağlayan, 4×4 taktik tekerlekli zırhlı personel taşıyıcı (ZPT) ailesinin ilk üyesini oluşturuyor.
136 / 228
8 personel taşıma kapasiteli araç, hızlı, dinamik, çok yönlü, bakım kolaylığı sağlayan özellikleriyle dikkati çekiyor.
137 / 228
Araç, Toyota Land Cruiser şasisi üzerinde, yüksek balistik koruma sağlayan monokok zırh çeliği gövdeye sahip.
138 / 228
Kırsal ve kentsel her türlü iklim koşullarında operasyonlar için iç güvenlik güçlerinin tüm gereksinimlerini karşılayabiliyor.
139 / 228
KHAN’ın da yol ve performans testleri başarıyla tamamladı ve üretime hazır hale getirildi.
140 / 228
“Hızır” ve “Khan” tamamen Katmerciler Ar-Ge Merkezi’nde geliştirildi.
141 / 228
DÜŞMANIN KORKULU RÜYASI “YAVUZ” GELİYOR!
142 / 228
Türk Silahlı Kuvvetlerinin Fırat Kalkanı Harekatı’nda ve terörle mücadelede etkin olarak kullandığı obüs ailesine yeni bir üye ekleniyor. Makina ve Kimya Endüstrisi (MKE) Kurumu yüksek hareket kabiliyetine sahip 6×6 araç üzerine monteli 155 milimetre silah sistemi geliştirme projesi sonunda Yavuz obüs sistemini üretti.
143 / 228
Obüs sistemini ilk kez IDEF’te sergileyeceklerini açıklayan MKE Genel Müdürü Ahmet Taşkın, bu üründe mobiliteyi, hareketliliği ön plana çıkartan bir araç üstü top uygulamasının gerçekleştirildiğini anlattı. Taşkın, şunları kaydetti:
144 / 228
“Fırtına obüslerinin kullandığı mühimmatı atabilecek aynı silah sistemini bir aracın üzerine monte ettik. Aracı da zırhlandırdık. Hatta kendi kullanacağı mühimmatı da kendi taşıyabilecek, saatte 90 kilometre hıza ulaşabilecek bir ürün ürettik.
145 / 228
Sadece ülkemizi değil Ortadoğu ve Afrika’daki harekat şartlarıyla dış pazarları da dikkate alarak bu ürünümüzü geliştirdik. Dış pazarlarda pikapların üzerine monte edilmiş birtakım silah sistemleriyle atış yapıyorlar. Bir silah sisteminin etkili, ciddi olabilmesi için belli özelliklere sahip olması lazım. Bunların en başında stabilite geliyor.
146 / 228
Geri tepmeden dolayı atışınız ne kadar hedefinden sapıyor bu önemli Eğer geri tepmeyi kontrol edemiyorsanız, atışınız hedeften sapıyorsa yapıyorsa o zaman karavana atıyorsunuz. Dünyada ucuz ve kolay bulunabilen, hatta daha ziyade terör örgütlerinin kullandığı sistemler böyle.
147 / 228
Hedefe yönelik değil, daha çok kargaşa oluşturma amaçlı, atıldığında sesiyle etki doğuran sistemler. Bizim sistemlerimiz ciddi, her yönüyle hedef tahribat etkinliği çok yüksek, teknolojik seviyesi üst düzey olan sistemlerdir. Yavuz silahımız da tüm yenilikçi unsurları üzerinde barındıran üstün özellikli bir silah.”
148 / 228
YAVUZ OBÜS SİSTEMİNİN ÖZELLİKLERİ
Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçları doğrultusunda, pazarda oluşan mevcut durum da dikkate alınarak yüksek hareket kabiliyetine sahip 6×6 araç üzerine monteli 155 milimetrelik silah sistemi geliştirme projesi MKE’nin öz kaynaklarıyla Nisan 2016’da başlatıldı.
149 / 228
T-155 milimetre 52 kalibre MKE Yavuz obüs sistemi için kullanılan araç tamamen zırhlı olarak geliştirildi. Sistemin atışa hazırlanma süresi en fazla 1 dakika, atışı tamamlayıp mevzi değiştirmesi en fazla 2 dakika sürüyor. Araç, 5 mürettebatı taşıyacak kapasitede çift kabine sahip bulunuyor. Aracın tam yüklü azami hızı saatte 90 kilometreye çıkıyor. Sistemin canlı mühimmatlarla atışlı testleri nisan ayında başarıyla gerçekleştirildi.
150 / 228
Yavuz obüsü, farklı yükseliş açıları ve sevk barut modülleriyle aynı hedefi aynı anda 3 farklı mühimmatla vurabiliyor. Sistem, uzun menzilli mühimmatlarla 40 kilometre menzil içindeki askeri birlik ve taburlara atış yapabiliyor. Mevzilenen topçu birliğinin karşı hedeflerden uzakta olmasından dolayı düşman tarafından karşı saldırı yapılma riski de azalıyor.
151 / 228
Obüs, elektrikle hareket eden ve elektronik olarak kontrol edilen yarı otomatik mermi yükleme sistemiyle donatıldı. Silah sistemiyle, NATO standartlarına uygun 155 milimetre çapında tüm mühimmatlar atılabiliyor. 15 saniyede 3 atım (darbeli atım), 1 dakikada 4-6 atım (normal atım), 1 dakikada 2 atım (sürekli atım) yapılabiliyor. Sistemde ikincil silah olarak 12,7 milimetre makineli tüfek kullanılıyor. Sistem nükleer, biyolojik, kimyasal (NBC) koruma sistemine, 7,62 x 51 milimetre (M80) mühimmatına ve anti-personel mayınlara karşı koruma sistemine sahip bulunuyor.
152 / 228
KAPLAN GİBİ GELİYOR!
153 / 228
ROKETSAN, son dönemde dikkati çeken ürünlerinden Kaplan füzesi (TRG-300) ve silah sistemini ilk kez 13. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF’17) tanıtacak.
154 / 228
ROKETSAN, Türk Silahlı Kuvvetleri ve yabancı müşterileri tarafından kullanılan topçu roketlerini, yenilikçi yaklaşımlarla geliştirmeye devam ediyor. Firma, son olarak 122 ve 300 milimetrelik roketlerini güdümlü hale getirdi.
155 / 228
Bu çalışmaların ürünlerinden Kaplan füzesi (TRG-300) ve silah sistemi, 9-12 Mayıs’ta düzenlenecek 13. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda ilk kez sergilenecek.
156 / 228
Kaplan füzesi, yüksek isabet ve tahrip gücü sayesinde 30 kilometreden 120 kilometreye kadar yüksek öncelikli hedefler üzerinde yoğun ve etkili ateş imkanı veriyor. Füze, bu üstün özellikleri sayesinde zamanında, doğru ve etkili ateş gücü yaratarak manevra birliklerine güçlü ateş desteği sağlıyor.
157 / 228
Uydu destekli ataletsel güdüm sistemi sayesinde hedefleri hassas olarak vurabilen Kaplan, yalıtımlı pod içerisine yerleştirilerek “pod içi füze” konfigürasyonu olarak depolanıyor, taşınıyor ve fırlatılabiliyor.
158 / 228
Kaplan füzesi, ROKETSAN üretimi K+ Silah Sistemi, T-122/300 ÇNRA Sistemi, Çok Kundaklı Roketatar Sistemi (ÇKRA-122/300) ile entegrasyon için uygun arayüze sahip diğer platformlarla kullanılabiliyor.
159 / 228
Sistem, yüksek teknoloji ürünü seyrüsefer ve otomatik tevcih sistemleri sayesinde at ve kaç taktiğini başarıyla uyguluyor. Söz konusu sistem, sahip olduğu tam otomatik seyrüsefer ve tevcih sistemleri sayesinde kısım komutanı, doldurucu ve sürücü olmak üzere 3 kişilik mürettebatla atış görevi icra edebiliyor.
160 / 228
11 ÜLKEYE GÖNDERDİ, YENİLERİNİ YAPTI!
161 / 228
ASELSAN, yurt içinde ve dışında talep gören Uzaktan Komutalı Silah Sistemi (UKSS) ailesine, yeni ihtiyaçları da dikkate alarak 2 yeni ürün ekledi.
162 / 228
Silah sistemleri alanında 20 yılı aşkın bir deneyime sahip ASELSAN, bugüne kadar 11 ülkeye ihraç edilen UKSS ailesinin yeni ürünlerini, 9-12 Mayıs’ta düzenlenecek 13. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda sergileyecek.
163 / 228
ASELSAN taktik kara araçlarında ve sabit tesislerde temel olarak hava ve kara hedeflerine, özellikle asimetrik tehditlere karşı yakın alan koruması amacıyla geliştirilen, ana silah olarak 12,7 milimetre uçaksavar, 7,62 milimetre makinalı tüfek, 40 milimetre bomba atar gibi silahlar takılabilen sistemi kablosuz olarak üretti.
164 / 228
Uzaktan komutalı olması nedeniyle araç içinden yönlendirilebilen ve ateş edebilen SARP sistemi, kablosuz haberleşme yeteneği sayesinde artık uzak mesafelerden de kontrol edilebiliyor. Bu sayede kullanıcılar, tehlikeli bölgelerden uzak ve güvenli bir yerde sistemi kullanabilme imkanına sahip oluyor.
165 / 228
ASELSAN’ın Birleşik Arap Emirlikleri’nde yerleşik ortak girişim firması olan IGG ASELSAN Integrated Systems firmasıyla birlikte yürütülen faaliyetler sonunda, ASELSAN UKSS’lerinin kablosuz yönetilmesine imkan veren Arayüz Uyumlama Birimi geliştirildi. Bu birim sayesinde ASELSAN UKSS ailesinin üyeleri gerektiği zaman uzaktan komuta edilebilme yeteneğine sahip olacak.
166 / 228
Uyumlayıcı birimin SARP sistemine entegre edilmesiyle çeşitli üst düzey son kullanıcılara atışlı gösterimler düzenlendi. Sistem, güvenli, kriptolu, karıştırılamaz haberleşme yeteneği, uzaktan hedef takip performansı, yüksek vuruş yüzdesi ve kolay kullanımı gibi üstün özellikleri ile ön plana çıkıyor.
167 / 228
UKSS ailesinin bir diğer yeni üyesi SARP-DUAL’e ise ana silahların yanı sıra yardımcı silah olarak 7,62 milimetre makineli tüfek takılabiliyor. Opsiyonel olarak STANAG 4569 Seviye 2 zırh koruması konfigürasyonu da bulunan SARP-DUAL yüksek miktarda mühimmat depolama özelliği de taşıyor. SARP-DUAL’in üretiminde yüksek yerlilik oranı ön plana çıkıyor.
168 / 228
ASELSAN BAŞARIYA “KULAÇ” ATACAK!
169 / 228
ASELSAN’ın denizaltılar ve su üstü platformlarında kullanılmak üzere geliştirdiği KULAÇ İskandil Sistemini tercih eden Endonezya, ASELSAN’ın denizaltı ve su altı akustik sistemlerine yönelik yeni taleplerde bulundu.
170 / 228
KULAÇ İskandil Sistemi ASELSAN tarafından denizaltılar ve su üstü platformlarında kullanılmak üzere geliştirildi. Seyir yardımcı sistemi olarak kullanılan KULAÇ, yaydığı akustik sinyalin dipten/su yüzeyinden yansımasının dinlenmesi ve gönderme/alma zamanı arasındaki farkın ölçülmesiyle derinlik tespitini gerçekleştiriyor.
171 / 228
ASELSAN tarafından milli olarak geliştirilen ve Türk denizaltılarında da kullanılan KULAÇ İskandil Sistemi ile Türkiye’nin su altı akustik sistemlere yönelik ilk ihracatına imza atıldı. KULAÇ İskandil Sistemi, bir süre önce Endonezya denizaltısına entegre edildi.
172 / 228
KRI Nanggala 402 denizaltısında gerçekleştirilen entegrasyon ve kabul faaliyetleri çok kısa süre içinde başarıyla tamamlanarak müşteri memnuniyeti üst düzeyde sağlandı. Sistemin denizde başarılı bir şekilde göreve başlamasının ardından Endonezya, ASELSAN ürünü denizaltı ve su altı akustik sistemlerine yönelik yeni taleplerde bulundu.
173 / 228
İLK KEZ GÖRÜCÜYE ÇIKACAK
174 / 228
ASELSAN’ın denizaltı savunmasına yönelik geliştirdiği hafif torpido ilk kez görücüye çıkıyor.
175 / 228
Son dönemde denizaltı savunma harbi konusunda çeşitli ürünler geliştiren, Torpido Karıştırma Aldatma Sistemi (HIZIR), Torpido Karşı Tedbir Dekoy Ailesi (ZOKA), yakın geleceğin en önemli teknolojilerinden Torpidoya Karşı Savunma Torpidosu (TORK), öz kaynakları ile geliştirilip üretilen SONOBOY ve ASIST ile yurt dışı pazarları da hedefleyen ASELSAN, bunlara bir yenisini ekledi.
176 / 228
Denizaltı savunma harbinde kullanılan hafif torpido, ASELSAN tarafından geliştirilen TORK ile büyük ölçüde benzerlik gösteriyor.
177 / 228
Milli olarak geliştirilen, özgün donanım ve yazılıma sahip TORK, gemilere daha güvenli seyir imkanı sağlıyor. TORK, su üstü gemilerine karşı atılacak lan akustik güdümlü, tel güdümlü, güdümsüz ve dümen suyuna güdümlü torpidoları imha etmek amacıyla geliştirilen bir anti-torpido özelliği taşıyor.
178 / 228
TORK, platforma yaklaşan torpido tehdidine hassas şekilde yaklaşarak mesafe ve yönü ölçüyor. İmha mesafesine gelindiğinde de patlayarak tehdidi etkisiz hale getiriyor.
179 / 228
ROKETSAN’IN YENİ ÜRÜNLERİ YOLDA
180 / 228
Roketsan Genel Müdürü Selçuk Yaşar, “Önümüzdeki 7 yılda, şu ana kadar ürettiğimiz veya kalifiye ettiklerimiz kadar ürün çeşidimiz hizmete girecek. Artık boyları 2 metre değil, 6-8 metre olan büyük sistemler, füzeler devreye girecek.” dedi.
181 / 228
OSTİM Savunma ve Havacılık Kümelenmesi (OSSA) ev sahipliğinde düzenlenen çalıştayda, Roketsan yetkilileri ve küme üyeleri bir araya geldi.
182 / 228
Roketsan Genel Müdürü Selçuk Yaşar, burada yaptığı konuşmada, OSTİM’in kendileri için çok önemli olduğunu, bu tür çalışmaları gelecek yıllarda da sürdürmeyi amaçladıklarını söyledi.
183 / 228
Hassas üretim yapılan yüksek teknolojik faaliyetlerde kendilerini destekleyecek küçük ortaklara ihtiyaç duyduklarını anlatan Yaşar, bu anlamda OSSA’nın, Türkiye’de “mızrağın ucu”, “piramidin tepesi” olduğunu ifade etti.
184 / 228
Roketsan’ın son 10 yılda çok yol aldığını dile getiren Yaşar, şöyle devam etti:
“Sadece 2016’da 4 ayrı ürünümüz kalifiye oldu. Önümüzdeki 7 yılda, şu ana kadar ürettiğimiz veya kalifiye ettiklerimiz kadar ürün çeşidimiz hizmete girecek. Daha büyük sistemler… Artık boyları 2 metre değil, 6-8 metre olan büyük sistemler, füzeler devreye girecek. Bunları sanayicilerimizle üreteceğiz.
185 / 228
20 yıldır mekanik atölye kurmadık, bundan sonra da 3. şirket olarak ilk 100’e girmek istiyoruz. Son 3 yılın cirosu dikkate alındığında yarısını ihracattan elde ettik. 3-5 yılda 2’ye katlayacağız. Firmalarımızın daha büyük işlere soyunmaları istiyoruz. Bir parçayla kalmasın bir alt sistemi üretsinler, Ar-Ge’ye yönelsinler. Birlikte çok daha güzel işler yapacağız. Henüz açıklanmadı, belki 2016 cirosuyla geçen yıl girmişizdir ama 2017’de diğer 2 büyük vakıf şirketimizden sonra 3. şirket olarak dünyadaki ilk 100 savunma sanayisi firması arasına girmeyi hedefliyoruz, bekliyoruz. Yeni ürünler çıktıkça, kalifiye oldukça bunlar önümüzdeki 10, 20, 30 yıl boyunca üretilecek.”
186 / 228
KOCA YUSUF YOLA ÇIKIYOR!
187 / 228
Hava Kuvvetleri, sipariş ettiği “Koca Yusuf” lakaplı A400M nakliye uçaklarından dördüncüsüne kavuşuyor.
188 / 228
Airbus tesislerinde yer testleri tamamlanan uçağın uçuş testlerine başlandı. Hava Kuvvetleri için toplam 10 adet A400M uçağı üretilecek.
189 / 228
Gazete Habertürk’ten Murat Gürgen’in haberine göre, Hava Kuvvetleri için toplam 10 adet A400M uçağı üretilecek. Bu yıl içinde beşinci uçağın teslimatının da yapılması planlanıyor.
190 / 228
A400M stratejik ulaştırma uçağı, ağır ve hacimli malzeme taşıma kapasitesine, yüksek sürat ve uzun menzile, gelişmiş elektronik sistemlere ve “data link” olarak adlandırılan veri bağlantısına sahip bulunuyor.
191 / 228
Tanker uçağa dönüştürülerek havada yakıt ikmali yapabiliyor. Havadan personel atlatma ve malzeme atma gibi taktik görevler ile uzun menzilli birlik intikalleri, yolcu ve malzeme taşıma gibi lojistik görevlerde kullanılıyor.
192 / 228
ASELSAN, TÜRKİYE’NİN İLK TİCARİ ÇİPLERİNİ ÜRETECEK
193 / 228
Bilkent Üniversitesi ve ASELSAN’ın ortaklığında kurulan ve savunma, uzay, haberleşme, enerji sektörlerinin ihtiyaç duyduğu yüksek teknoloji ürünlerinin üretileceği çip fabrikası geçen yıl faaliyete geçti.
194 / 228
Yaklaşık 30 milyon dolarlık yatırımla kurulan ASELSAN Bilkent Mikro Nano Teknolojileri Sanayi ve Ticaret AŞ’de (AB Mikro Nano), özellikle III-V yarı-iletken ve benzeri teknolojik malzemeleri içeren mikro ve nano boyutlu aygıtların üretiminin gerçekleştirilmesi hedefleniyor.
195 / 228
Fabrika, faaliyete geçmesinin ardından ilk sözleşmesini de imzaladı. Buna göre, ASELSAN için galyum nitrat (GaN) transistörlerin/entegre devrelerin üretimi gerçekleştirilecek.
196 / 228
Üniversite-sanayi iş birliği açısından örnek bir proje olan çip fabrikası ile üniversitede geliştirilen teknolojinin ticarileşmesi sağlanıyor. ABD’de sayıları on binleri bulan bu tür yüksek teknoloji şirketleri, Türkiye’nin kalkınması açısından da büyük önem taşıyor.
197 / 228
Türkiye’nin satın aldığı, bazen istese bile temin edemediği çiplerin çok daha gelişmişleri bu tesiste üretilebilecek. Fabrikada üretilecek nanoteknoloji temelli ürünler ihraç da edilebilecek.
198 / 228
Türkiye, bu tesiste üretilecek galyum nitrat temelli çipler sayesinde savunma radarı, elektronik harp, güç elektroniği, uzay teknolojileri, elektrik iletim altyapısı, elektrikli araba, havacılık, yüksek hızlı tren ve 5G cep telefonu sistemleri eşi stratejik teknolojiler üretebilen dünyanın sayılı ülkeleri arasına girecek.
199 / 228
İŞTE TÜRKİYE’DE ÜRETİLEN YERLİ VE MİLLİ SİLAHLAR!
200 / 228
Savunma Sanayii Müsteşarlığı 2017-2021 Stratejik Planı yayımlandı. Buna göre; SSM tarafından yayımlanan 2017-2021 yılı stratejik planında ALTAY Ana Muharebe Tankı seri üretim sözleşmesinin bu yıl imzalanacağı açıklandı.
201 / 228
Böylece, ilk 15 tankın 2020 yılında hizmete gireceği belirtildi. 2021’de ise 20 tankın teslim edileceği bilgisi yer aldı.
202 / 228
Otokar resmi sosyal paylaşım sitesinden ALTAY Ana Muharebe Tankının kabul testlerinde son aşamaya geldiği ile ilgili açıklamalarda bulundu.
203 / 228
SSM tarafından yayımlanan stratejik planında, “ALTAY Ana Muharebe Tankı Milli ve özgün tasarımı ve dünyanın en son teknolojilerine sahip alt sistemleri ile Türk Savunma Sanayi’nin ortak gururu olarak geliştirilen ALTAY Ana Muharebe Tankı, hareket kabiliyeti, ateş gücü ve beka yönüyle en zorlu testleri üstün başarıyla tamamlamış ve dünyadaki örneklerinden çok daha kısa bir zamanda kalifiye edilerek seri üretime hazır hale getirilmiştir” açıklamasında bulunuldu.
204 / 228
SAVUNMADA YENİ “ATAK”
205 / 228
Türkiye’nin milli savunma alanındaki en büyük başarılarından biri olan T129 ATAK Helikopteri, üretim ve geliştirme çalışmaları devam ediyor.
206 / 228
Türkiye Havacılık ve Uzay Sanayi TAİ tarafından üretimi tamamlanan helikopterler TSK’ya teslim ediliyor.
207 / 228
lk partide 8 adet ATAK teslim alan TSK’ya, en son 2017 Ocak’ta 19’uncu helikopter teslim edildi.
208 / 228
TÜRKİYE’NİN GURURU
209 / 228
Türkiye’nin gururu olan T129 ATAK, dünyada kendi sınıfının en etkin taarruz helikopteri olma özelliğine sahip.
210 / 228
19’uncu ATAK’ın Ankara Kahramankazan’daki TAİ tesislerindeki teslimat töreninde konuşan Milli Savunma Bakanı Fikri Işık: 6 Eylül 2018’de Sabah saat 06.00’da Türkiye’nin kendi geliştirdiği özgün milli helikopterini de inşallah uçurmuş olacağız.” demişti.
211 / 228
Milli Savunma Bakanlığı yerli imkanlarla Türkiye’nin coğrafi koşullarına uygun olarak üretilen T129 ATAK Taarruz ve Taktik Keşif Helikopteri projesi kapsamında, bu ay yeni teslimatların yapılacağını duyurdu. 20 ve 21’incisi tamamlanan helikopterlerin teslimatının bu ay yapılması planlanıyor.
212 / 228
DÜŞMANI RÜZGARIYLA DEVİRECEK!
TSK’nın en önemli ateş güçleri arasında yer alan ve terör örgütlerine karşı hem yurtiçi hem de sınırdışı operasyonlarda aktif olarak kullanılan T-155 Fırtına Obüslerinin 2. versiyonlarının üretilmesi için çalışmalar hızla devam ediyor.
213 / 228
3 OBÜSÜN ATIŞ GÜCÜNÜ TEK BAŞINA KARŞILIYOR
Katıldığı operasyonlarda büyük başarı sağlayan Fırtına Obüsler Türk mühendislerince geliştirilen, yüksek ve alçaktan mermi atabilen kısa namlulu bu toplar, otomatik atış kontrol ve mermi doldurma sistemlerine sahip.
214 / 228
Fırtına obüsünün en önemli özelliğini farklı namlu açılarından art arda yaptığı 3 atışı hedefe aynı anda ulaştırabilmesi oluşturuyor. Bu özellik Fırtına obüsüne 3 obüsün atış gücünü tek başına karşılayabilme imkanı sağlıyor.
215 / 228
YENİ NESİL FIRTINA OBÜSLER GELİYOR
Fırtına Obüsleri yeni modelinin üretimi konusunda Sakarya’nın Arifiye ilçesindeki 1’inci Ana Bakım Merkezi Komutanlığı’nda çalışmalar sürüyor.
216 / 228
Fırtına 2 olarak adlandırılan proje kapsamında üretilecek yeni modelin atış hızı ve menzili arttırılacak. TSK’nın yeni isteklerine göre modernize edilecek olan Fırtına Obüsleri daha gelişmiş sistemlere sahip olacak ve üzerinde ASELSAN üretimi SARP silah sistemin de yer alması bekleniyor.
217 / 228
YIL SONU SERİ ÜRETİME GEÇİYOR
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin daha gelişmiş obüs ihtiyacı için tasarlanan Fırtına 2, bu yıl sonuna doğru seri üretime geçecek.
218 / 228
KOBRA 2 GELİYOR!
Türk Silahlı Kuvvetleri, hudut güvenliği için kullandığı teknolojik imkanlara yerli üretim ve milli sistemlere sahip “Kobra 2″ zırhlı aracını da ekledi.
219 / 228
Genelkurmay Başkanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanlığınca, Suriye sınır hattında alınan güvenlik tedbirlerine ilişkin gerçekleştirilen basın turu kapsamında Kilis’te sınırın sıfır noktasındaki 1. Hudut Alay Komutanlığına bağlı Höyük Hudut Karakol Komutanlığı da ziyaret edildi.
220 / 228
Mehmetçik, yasa dışı sınır geçişleri ve kaçakçılığa engel olmak için sınır fiziki güvenlik sistemleri bulunan sınır hattında devriye atıyor, sınır hattında ve karakol komutanlığında bulunan 20 metre yüksekliğindeki kulelerden sınırın karşısındaki hareketliliği anbean takip ediyor. Karakolun sorumluluk sahasının karşısındaki Suriye tarafında ise Meydan-ı Akbez köyü bulunuyor. Nüfusun yaklaşık 4 bine yaklaştığı köyde PYD/YPG üyesi teröristler de yer alıyor.
221 / 228
VAHİDE’DEN SINIR HATTINDA DEVRİYE GÖREVİ
Modüler beton duvarın bulunduğu sınır hattı termal kameralarla da takip ediliyor. Görüntüler karakoldaki komuta merkezinde anlık olarak kontrol ediliyor.
222 / 228
Duvarın arkasındaki olası hareketlilik zırhlı araca monte edilen ve 12 metreye kadar yükselebilen kameralarla da gözetleniyor. Ayrıca şüpheli durumlar köpekli devriyelerle de kontrol ediliyor. Özel olarak eğitilen “Vahide” isimi köpek de özellikle dere yataklarının çevresindeki alanlarda yapılan aramalarda önemli rol oynuyor.
223 / 228
Türk Silahlı Kuvvetlerinin envanterine yeni giren üstün teknik ve taktik özelliklere sahip “Kobra 2″ adlı zırhlı araç da sınır güvenliğinde önemli rol üstleniyor. Milli imkanlarla üretilen ve yerli sistemlere sahip zırhlı araç, devriyenin yanı sıra erken uyarı görevinde de kullanılıyor.
224 / 228
Araçta radar, hedef tespit sistemi ve termal kamera bulunuyor. Hedef tespit sistemiyle yapılan en ufak atışın kaynağı doğru şekilde belirleniyor
225 / 228
Ayrıca 10 kilometre menzile sahip radarın tespit ettiği hareketliliğe zırhlı araçtaki kameralar otomatik odaklanıyor. Böylece hudut hattındaki en ufak hareketliliğin gözden kaçmasına engel olunuyor.
226 / 228
Termal kamerası 4, normal kamerası 3 kilometre menzile sahip araçta radar ve termal kamera operatörü de görev yapıyor.
227 / 228
Öte yandan, Höyük Hudut Karakol Komutanlığınca, olası saldırılarda verilecek anlık tepki ile temsili olarak yasa dışı yollarla sınırı geçmeye çalışan iki kişinin yakalanmasına yönelik iki ayrı tatbikat da gerçekleştirildi.
228 / 228