Connect with us

3. SAYFA

Güllü cinayetinde karar çıktı!

‘Güllü’ adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut’un, 6’ncı kattaki evinin penceresinden düşerek ölümüne ilişkin davanın 2’nci duruşmasında karar çıktı. Yalova 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, şarkıcının kızı tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter’in, ‘Kadına karşı kasten öldürme’ ve ‘Üst soya karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına karar verdi.

Published

on

Kamuoyunda ‘Güllü’ adıyla tanınan Gül Tut, 26 Eylül 2025 tarihinde Yalova’nın Çınarcık ilçesinde bulunan evinin 6’ncı katındaki pencereden düşerek hayatını kaybetti. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında açılan davanın ikinci duruşması, bugün Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

SAVCI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINI VERDİ

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde, ‘Güllü’ adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut’un (52), 6’ncı kattaki evinin penceresinden düşüp hayatını kaybetmesine ilişkin davanın 2’nci duruşmasında, Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. İlk duruşmadaki mütalaasını yineleyen savcı, Güllü’nün kızı tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter’in (28), ‘Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi.

‘SULTAN’IN DA YARGILANMASINI TALEP EDİYORUZ’

Güllü’nün kardeşi Kader Tut’un avukatları olay gecesine ait kamera görüntülerine ilişkin sunduğu raporda, “Güllü’nün lavaboya girdiği sırada Tuğyan’ın Sultan’a ‘Şişt, şişt, Malkata’yı açalım öyle oynasın’ dediği, Güllü’nün lavabodan çıktıktan sonra ‘Aç, aç, aç’ diye seslendiği ortaya çıkıyor. Sanık burada Sultan ile birlikte hareket etmiştir. Sultan’ın tanık değil, sanık olması gerekmektedir. Sultan ifadesinde doğruyu söylüyor ancak eksik söylüyor. Biz sanığın ‘Üst soya karşı kasten planlayarak öldürme’ suçundan cezalandırılmasını, Sultan’ın da yargılanmasını talep ediyoruz” ifadelerine yer verdi.

GÖZYAŞLARINI TUTAMADI

Tuğyan Ülkem Gülter’in duruşma sırasında gözyaşlarını tutamadığı görüldü.

Tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter’in avukatı Bayram Yılmaz, şarkıcının alkolün etkisiyle düşerek öldüğünü iddia ederek şunları söyledi:

“Güllü’nün alkollü olması olayın kaza olduğunu gösterir. Olay yerine keşfe gelenler kaydığını zapta geçirmiştir. Zeminde kayganlaştırıcı olmayabilir ama zeminin kendisinde bir kayganlık vardır. Bu olayın kaza olma ihtimali katbekat arttırır. Müvekkilimizin üzerine atılı ‘Hadi görüşürüz’ sesinin kendisine ait olmadığı bellidir. Bir insanın sesini en yakınındakiler bilir. Bir şarkıcının sesini de en iyi aranjörü bilir. Aranjörü de sesin Güllü’ye ait olduğunu belirtmektedir. Sol bacağındaki iz camın pervazına oturduğu sırada olmuş olabilir. Yüzünün oda içine dönük düşme olasılığı yüksek. Dosyada iki bilirkişi raporu var. İlk belgede Güllü’nün sol kalçasındaki morluğa bakarak pervaza yaslanması ve düşmüş olma ihtimali yüksek ama bilirkişi raporu yüzü dışarı dönük diyor bu imkansız. Benim müvekkilim tutup attı diyelim, neden müteveffanın üzerinde müvekkilimin DNA’sı yok? Neden tırnak aralarında swap izi yok? Bu kapsamda müvekkilimizin beraatini talep ediyoruz.”

‘İHTİMALLER DEĞERLENDİRİLLİP SONUCA VARILMALI’

Sanık avukatı Merve Uçanok da şöyle konuştu:

“Olayın oluş şeklini konuşmamız gerekiyor burada. Dosyadaki hukuki deliller, olaylar birebir ilişkilendirerek anlatılıyor. Bu olayda birtakım ihtimaller var. Bu ihtimaller değerlendirildikten sonra hiçbir şüpheye mahal verilmeyecek şekilde bir sonuca varılması gerekiyor. ‘Hadi görüşürüz’ kilit bir ses. Bu cümleden sonra düşme var. Bundan önce de kullanılan bir kelime var ve bu göz ardı edilmemeli. Çiğdem Emir Deniz burada tanıklık yaptı. Bu ses kaydını ilk dinlediğimde Tuğyan, Sultan ve Çiğdem vardı. Çiğdem direkt ‘Bu Gülo’nun sesi’ dedi. Bunu Sultan da sürekli Güllü’nün sesi olduğunu söylüyordu. Ses mühendisi aranjörü Mustafa Arapoğlu’na gittik. Stüdyodaydık. ‘Bu Güllü’nün sesi’ dedi. Aranjörü, ‘Ben bu konuda mütalaa verebilirim’ dedi. Tutuklama öncesinde Sultan ile aramızda bir mesajlaşma geçti. Bu sesin kafamda oturmadığını söylemiştim. ‘O esnada o tarafa bakmıyordum. Duyduysam da hatırlamıyorum ‘ diye cevap verdi. Sonra ‘Ama evet Gül annenin sesine benziyor ifademde de söyledim’ diye söylüyor. Bu mesajları mahkemenize sunuyorum. Bu da kanıttır.”

‘SULTAN’IN KİŞİLİK BOZUKLUĞU TEŞHİSİ VAR, YALAN SÖYLÜYOR’

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde, ‘Güllü’ adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut’un, 6’ncı kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin davanın 2’nci duruşması, sanık avukatlarının savunmalarıyla devam etti. Tuğyan Ülkem Gülter’in avukatı Merve Uçanok, müvekkilinin üzerine atılı suça dair bir kanıt olmadığını belirtip, Sultan Nur Ulu’nun kişilik bozukluğu teşhisi bulunduğunu söyleyerek, şöyle konuştu:

“Benim müvekkilimin annesini tasarlayarak öldürdüğüne dair bir şey yok. Sultan’ın dediği neden doğru? Biz neden körü körüne ifadesine katılıyoruz? Soruşturma aşamasında baskı altında bir şekilde bu söyletildi. 5 tane ifadesi var. Ayrı ayrı. Biz kişilik bozukluğu hastalığı olduğuyla ilgili çok önemli duyumlar aldık. Kendisi ağzıyla ‘Bununla ilgili bana teşhis koydular. Tuğyan da yanımdaydı’ diyor. Görüntüsü mevcut. Bunun önemli olduğunu düşünüyorum. Sultan yalan söylüyor. Keşif anında Başsavcının, avukatların olduğu yerde bile açıklayabilirdi. Olay bu şekilde oldu diye. Neden fırsatı varken söylemiyor? Keşifte, ‘Sol taraftaki aynaya bakıyordum’ diyor. Ama olay yeri fotoğrafında öyle değil. Orada kutular duruyor boydan boya. Oradan bakamaz ki. Olay anını canlandırmamız gerekiyor ya keşifte. Burada da yalan söylüyor. Müvekkilim eğer aşağı atsaydı annesini, bir DNA’sı mutlaka olurdu.”

‘BUNU YAPACAK KADAR APTAL OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM’

Müvekkiline yöneltilen suçlamaları reddeden Uçanok, şunları söyledi:

“Bilirkişi raporunda 2 ihtimal değerlendiriliyor. Olay yeri fotoğraflarına baktığımızda düştüğü yerde kulak pamuğu var, kulak pamuğuyla ilgili bir durum söz konusu olabilir mi? Düştüğü yerde hemen ayağının altında bir kapak da var. Bunlarla ilgili dengesini kaybedip, düşmüş olabilir mi? İhtimalini düşünüyorum. Keşfe gidildiği zaman bunların hiçbiri yok. Güllü’nün düştüğü yerde bir poşet var. Sultan’ın dediği gibi kalçasından kavrayıp atsa bu durumda burada poşet olduğu için mümkün değil. Ön inceleme otopsi raporunda sürgülü bir cam olduğu ve önündeki zeminin kaygan olduğu belirtiliyor. Güllü Hanım’ın bir videosunu izleteceğim burada; şakacı tavırlar sergiliyor ve ‘Hadi görüşürüz’ diyor, kendi sesinden, duyun istiyorum. Olay yerindeki güvenlik kamerasında duyulan ‘Hadi görüşürüz’ sesinin Güllü Hanım’a ait olduğu anlaşılıyor. Güllü Hanım’ı kavrayıp atana kadar hiç mi tepki vermez insan? Arkadaşının yanında bunu yapabilecek kadar, evde kameraların olduğunu bilerek yapacak kadar aptal olduğunu düşünmüyorum. Biz bunları kabul etmiyoruz. Müvekkilim cehennem azabı yaşıyor içeride. Antidepresanlar kullanıyor. Hiçbir kimse adaletin üzerine çıkamaz. Dolayısıyla bunun size izin vermeyeceğinize inanıyorum.”

‘ANNE KATİLİ OLARAK YAFTALANDIM’

Ağlayarak savunma yapan Tuğyan Ülkem Gülter de suçlamaları reddederek, şöyle konuştu:

“Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Annemin düşme anını asla görmedim. Her anne-kız arasında yaşanan tartışmalar olsa bile biz anne-kızız. Mağdurum. İftiraya uğradım. Sultan’ın her zaman yanındaydım. Neden böyle yaptı bilmiyorum. Ben madem katilim, beni görmüş, neden olay anında sesini çıkarmadı. İlk mülakatı o veriyor. Benimle yaşadığı aynı şeyleri veriyor. 3,5 ay ben katil dediğim arkadaşımın yanında duramam. Korktuğu için, baskı gördüğü için bu ifadeyi verdiğine inanıyorum. Aleyhime ifade veren herkesin korktuğu için böyle davrandığını düşünüyorum. Ben sanal medyada, basında ‘Anne katili’ olarak lanse ediliyorum, ‘Anne katili’ olarak yaftalandım. Cezaevinde saçımı boyadım diye beni çekiştiriyorlar. Annemin acısını yaşayamadım ben. Kendimi anlatamadım. Ben ilahi adalete güveniyorum. Siz ne kadar ceza verirseniz verin, ben suçsuz olduğumu biliyorum. Bana iftira atanlara hakkımı helal etmiyorum. Öbür dünyada ilahi mahkemeye annemle el ele çıkacağıma inanıyorum. Kızımın bu lekeyi taşımasını istemiyorum.”

GÜLLÜ’NÜN KIZINA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS CEZASI

Davanın 2’nci duruşmasında karar çıktı. Yalova 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, şarkıcının kızı tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter’in, ‘Kadına karşı kasten öldürme’ ve ‘Üst soya karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına karar verdi.

‘MAHKEME EN ÜST SEVİYEDEN CEZAYI VERMİŞTİR’

Dava sonrası konuşan Tuğberk Yağız Gülter’in avukatı Rahmi Çelik, “Öncelikle böyle bir olayın olmasından dolayı üzüntülüyüz. Keşke olmasaydı. Mahkeme en üst seviyeden cezayı vermiştir. Üzüntülüyüz, söyleyeceğimiz bu kadar. Mahkeme kararına da saygı duyulması gerekir. Mahkeme değerlendirmesini yapmıştır. Tabi karar daha şu aşamadaki yerel mahkeme kararı, bunun istinafı var, Yargıtay’ı var” dedi.

‘SULTAN’LA İLGİLİ YASAL SÜREÇLERİMİZE DEVAM EDECEĞİZ’

Sultan Nur Ulu ile ilgili hukuki süreci de devam ettireceklerini söyleyen Çelik, “Sultan konusunda şu hususu net bir şekilde söyleyebiliriz, yapmış olduğumuz savcılık itirazımız vardı, reddedilmişti. Biz peşini bırakmayacağız. Yasal olarak onun hakkındaki bizim yasal süreçlerimize devam edeceğiz. Verilen karara saygı duymak gerekir diyoruz. Mahkeme böyle bir karar vermiştir, saygı duymak gerekir” diye konuştu.

Tuğberk Yağız Gülter’in çok üzgün olduğunun hatırlatılması üzerine avukat Çelik, “Allah muhafaza. Allah muhafaza. Hiç kimse onun yerinde olmak istemezdi. Düşünün, bir tarafında annesini kaybetmiş birisi, bir tarafında yargılanan bir ablası. Nasıl olabilir? Allah kimseyi onun durumuna düşürmesin” ifadelerini kullandı.

‘MÜVEKKİLEM ÇOK AĞIR BİR İFTİRAYA MARUZ KALDI’

Tuğyan Ülkem Gülter’in avukatı Merve Uçanok ise gazetecilere yaptığı açıklamada, yargılama sürecinin henüz tamamlanmadığına dikkat çekerek şunları söyledi:

“Şöyle ki henüz yargılama sona ermiş değil. Sizler de biliyorsunuz ki istinaf ve Yargıtay aşaması var. Tuğyan Ülkem Gülter müvekkilim çok ağır bir iftiraya maruz kaldı. Ve gördüğünüz üzere bir hafta içerisinde deliller doğru düzgün, layıkıyla tartışılmadan bir kanaat oluştu mahkemede. Ben bu dosyanın üst mahkemelerden döneceğini, bozulacağını düşünüyorum. Bununla alakalı da sonuna kadar Tuğyan Ülkem Gülter’in arkasındayım. Onun masumiyetini, yargılamanın sonunda en nihayetinde ispatlayacağıma da inanıyorum. Asla pes etmeyeceğiz. Yargılamanın en sonunda Tuğyan’ı kızına kavuşturacağım.”