DÜNYA
Abdul el-Sayed, ABD’nin ilk Müslüman senatörü oldu
Demokratların Michigan adayı Abdul el-Sayed, seçim yarışını kazanarak ABD Senatosu’ndaki ilk Müslüman senatör oldu. Sayed, destekçilerine seslendiği konuşmada, “Michigan, başardık. Bu eyaletin seçilmiş senatörü olarak karşınızda durmaktan gurur ve onur duyuyorum.” açıklamasını yaptı.
ABD’de Kongre ara seçimlerinde Michigan’da yarışı kazanan Demokrat aday Abdul el-Sayed, ABD Senatosuna seçilen ilk Müslüman senatör olmayı başardı.
ABD’de seçim sonuçlarının merakla beklendiği eyaletlerden Michigan’da oy sayımı devam ederken yarışı önde tamamlayan Sayed, Detroit kentinde kendisini destekleyen seçmenlere hitap etti.
“ONLARIN İMKANSIZ DEDİĞİ ŞEYİ BAŞARDIK”
Michigan eyaletine hizmet etmek üzere ABD Senatosu’na gidecek olmanın kendisi için büyük bir onur ve ayrıcalık olduğunu belirten Sayed, “Michigan, onların (Cumhuriyetçilerin) imkansız dediği şeyi başardık. Kazandık. Birlikte. Şimdi asıl iş başlıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
TRUMP’A YANIT VERDİ
Konuşmasında, seçim kampanyası boyunca Müslüman kimliği üzerinden kendisini hedef alan ABD Başkanı Donald Trump’a seslenen Sayed, “Donald, biliyorum, ismimi söylemekte zorlandın. Bu yüzden JD Vance ocak ayında yemin ettirdikten sonra bana sadece ‘Senatör’ diyebilirsin.” ifadelerini kullandı.
Sayed, kampanyası boyunca kendisine karşı faaliyet yürüttüğünü belirttiği siyasi bağış kuruluşlarını da eleştirerek, ABD’deki İsrail yanlısı lobi kuruluşu Amerikan İsrail Halkla İlişkiler Komitesinin (AIPAC) seçimleri kaybetmesi için 42 milyon dolar harcadığını dile getirdi.
SAYED’DEN FİLİSTİN VURGUSU
Filistinlilerin eşit haklara, barışa ve kendi kaderini tayin hakkına sahip olması gerektiğini vurgulayan Sayed, “Filistinli çocukların atalarının topraklarında, bizim vergilerimizle öldürülmeden büyümesi gerektiğine inanıyorsanız size ‘nefret dolu’ diyorlar. Eşit haklara, barışa, onura ve kendi kaderini tayin hakkına inanmak nefret değil, sevgidir.” dedi.
Sayed, Michigan halkının vergilerinin eyaletteki okullara, sağlık hizmetlerine ve altyapıya harcanmasını istediğini belirterek, bu kaynakların başka ülkelerde “ayrımcı uygulamaları” finanse etmek için kullanılmasına karşı olduklarını vurguladı.