Bizi Takip Edin

Editörden

İki buçuk liralık eziyet

Tarih

-

Orhan Veli, günümüz Türkiye’sinde yaşasaydı eminim “Kitabe-i Seng-i Mezar” şiirinin ilk mısrası “Hiç bir şeyden çekmedi Devlet’ten çektiği kadar” olurdu.

Nasır ya da romatizma dediğin nedir ki, günümüzde Devlet kapısı insanı kanser etmeye yetiyor da artıyor bile…

İspanyol aristokrasisinden Türk bürokrasisine sirayet etmiş, “Bugün git yarın gel” düsturundan çok şükür kurtulduk. Ama Devlet kapısında sürünmekten bir türlü kurtulamadık.

Yeni nesil eziyetin müsebbibi bürokrasi değil…

Bildiğiniz o Devlet kafası…

Çok basit, güncel bir örnekle meramımı anlatmaya çalışacağım.

İzninizle  biyometrik fotoğrafla başlayayım…

Bildiğiniz gibi biyometrik fotoğraflar çıktı artistlik bozuldu.

Artık kimlik kartlarında, pasaportta, ehliyette artistik pozlara yer yok…

Biyometrik olacak.

Yani ağzınızla burnunuz arasındaki mesafe, burnunuzla alnınız arasındaki mesafe, gözünüzle üstündeki kaşınız arasındaki mesafe, metre cinsinden belirgin olacak.

Sadece Türkler değil; tüm dünya insanlığı artık kimlik, pasaport ve ehliyetlerde balkabağının çeşitleri gibi arz-ı endam edecek.

Dünyanın neresine giderseniz gidin, hangi kılıkta olursanız olun eğer suçluysanız, şüpheliyseniz biyometrik fotoğraflar sayesinde güvenlik kameraları tarafından anında teşhis edilirsiniz. Kısacası binbir surat suçlu türü artık tarihte kaldı.

Güncel örnek demiştim ya, Türkiye uzunca bir zamandır sürücü belgesi ve kimlik kartı yenileme süreci yaşıyor.

Vatandaş her zamanki gibi “Yan gel Osman…” modunda…

Sağ olsun memurlar işlerini tıkır tıkır yapıyor. Hele bir de randevu alıp giderseniz bir kaç dakikada işlemleriniz tamamlanıyor.

Bendeniz de kimlik ve sürücü belgesini değiştirmek için taa 2017’de girişimde bulunmuşum. Vergi harçlarımı da yatırmışım.

Altını çiziyorum 2017’de sürücü belgesi değişikliği için 13 TL, aynı tarihte aynı bankanın aynı veznesine “Sürücü belgesi hizmet bedeli tahsilatı” adı altında 2 Tl daha ödemişim. 22 lira 50 kuruş da kimlik belgesi değişikliği için ödeme yapmışım.

Geçtiğimiz hafta artık bu kimlik ve sürücü belgesini değiştireyim dedim ve internet üzerinden güç bela randevu almayı başardım.

“Bu Devlet’e güven olmaz” diyerekten de yeniden vergi ve harçları yatırdım. Kimlik değişikliği için 22 lira 50 kuruş, sürücü belgesi değişikliği için de 15 tl yatırdım. Sağ olsun Devlet Baba sürücü belgesi için yapılacak ödemedeki 2 liralık farkı birleştirmiş. Ama bu kez kimlik belgesi için yatırılması gereken miktarı tek kalemde tahsil etmeyi ihmal etmiş…

Ve randevu saati geldi çattı…

Kimlik değişikliği için sıram geldi. Memurun karşısındaki yerimi aldım. Bir adet biyometrik fotoğrafımı verdim.

İmzamı attım, parmak izlerim alındı…

Memur beyin, “25 liralık harcı yatırdınız mı?” diye soracağı tuttu.

“Banka benden 22 lira 50 kuruş aldı” dedim.

“Hayır 2 buçuk lira daha yatıracaksınız” dedi.

Yolunu yordamını da izah etti. Çıktım.

Nüfus İdaresi ile 2 buçuk lirayı yatıracağım vergi dairesi arası hayli uzun bir mesafe…

3 lira 75 kuruş verip bir minibüse bindim. Gittim 2 buçuk liralık harcımı yatırdım. Belki 2 buçuk liradan daha fazla tutacak bir kırtasiye yükü ile makbuzunu da aldım. Tekrar Minibüse binip 3 lira 75 kuruş ödeyerek nüfus idaresine geldim.

“Dert ettiğin şeye bak” diyenler ve hatta “Kendi hatan kardeşim” diyenler çıkabilir…

Anlatayım…

2017‘de bankalar bu harçları vezneden yüz yüze temasla tahsil ediyorlardı. Fakat artık devletin bankası da insanlarla yüz- göz olmak istemediği için görevi bankamatiklere havale etmiş. Bankamatikten harçları yatırmadan önce de içeri girip bankacılara sordum:

“Arkadaş 2 buçuk liralık bir farktan söz ediyorlar bunu nasıl yatıracağım topluca yatırma şansım yok mu?”

“Yok” dediler.

Bankamatik programlanmış. Size 22 lira 50 kuruş ibaresi yazılı tuşa basmaktan başka şans tanımıyor. O, 2 buçuk liralık farkı yatırmanız için de seçenek yok…

Peki bunları niye anlattım?

Hiiiiiç…

Aklıma ağa ile marabasının yolculuğu geldi de…

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir