Connect with us

Editörden

lejyoner

Published

on

[email protected]

Kim olduğunu bilmediğim otoriteler, “Lejyoner” kavramının hakaret içermediği kanaatinde.

Kavrama “incitici” ya da “aşağılayıcı” anlamlar yükleyen de var.

“Nerden çıktı şimdi lejyoner konusu?” derseniz… Gülerim!

Antik Roma’da vücut bulsa da günümüzde tüm gerçekliği ile karşımızda.

Antik Roma’da profesyonel askerlere lejyoner denmiş.

Sonra “Paralı asker” olarak karşılık bulmuş. Fransız ordusunda yerleşmiş ve bir daha çıkmamış. Bugün bile özel yasalarla Fransız ordusundaki varlığını koruyor.

Önce askeri bir kavramdı lejyoner.

Sonra sportif faaliyetlerde kendini gösterdi.

Bir de kendi adında ölümcül bir hastalık türetti. Tıp dilindeki adı lejyoner…

Antik tarihten geldi ama tarihin tozlu raflarında kalmadı.

Son olarak Rusya-Ukrayna savaşında adları geçti. Ama savaş bitmeden varlıkları unutturuldu.

Modern çağda varlıklarını “vekalet savaşları”nda gösteriyor.

Neresinden baksanız askeri bir terim lejyoner.

“Siyasi lejyoner” kavramı henüz doğmadı ama cenin halinde. Düşük yaparsa şaşırmayın!

Yakın bir gelecekte en çok tartışacağımız konulardan biri olabilir.

***

Vikipedi, lejyonerin Türkçe karşılığının “Çarkacı” olduğunu ifade ediyor.

Külliyen yanlış.

Osmanlı ordusundaki çarkacılar, tamamen gönüllülük esasına dayanan seçkin öncü birliklerdi ve aralarında hiç yabancı uyruklu yoktu…

Lejyonerler, Antik Roma’dan bugüne hep kötü anılmış.

Roma lejyonları ve Fransız paralı askeri olan lejyon birlikleri, acımasız katliamlar, yağmalar ve sömürgecilik faaliyetleriyle bilinir.

Antik Roma’daki fetihlerde lejyonerler tarafından siviller köleleştirilmiş, Orta Çağ’dan günümüze lejyonlar baskıcı rejimlerin en kanlı infaz timi olmuş. Yani cellat.

Korkunç yağmalar yapan lejyonerler, Kartaca ve Kudüs‘ü yerle bir etmiş.

Fransız paralı askeri lejyonerler, Kuzey Afrika ve Hindiçin’deki işgallerde yerel halka karşı büyük katliamlar gerçekleştirmiş.

Sadece para için savaşan bu yapı, kurulduğu günden bu yana Cezayir, Kırım, Meksika, I. ve II. Dünya Savaşları, Vietnam ve yakın dönemde Körfez Savaşı ile Afganistan gibi en riskli çatışma bölgelerinde ön saflarda kullanılmış.

Fransa, uluslararası krizlerde kendi öz vatandaşlarını tehlikeye atmak yerine lejyonerleri mayıncı katırı gibi cepheye sürmüş.

***
Günümüzde lejyoner, “Paralı asker”, “Başkalarının çıkarına çalışan kişi”, “Kendi grubuna sadık olmayan kimse” olarak karşılık buluyor.

Ayıplı mı?

Ayıplı.

Rezil mi?

Rezil.

Yukarıda ifade ettiğim gibi “askeri lejyoner”, “sportif lejyoner” ve lejyonerler arasında peydahlanıp adını da onlardan alan ölümcül bir hastalık türü olan lejyonerden sonra yakın bir gelecekte “Siyasi lejyoner” kavramı da günlük siyasetimizin bir parçası olabilir.

O yüzden şimdiden “siyasi lejyoner” kavramının içini doldurmakta yarar var…

Mesela günümüzde “siyasi lejyoner” için öncelikle “fırsatçı” diyebiliriz.

Sonra, “Politik bir hareket, parti veya güç adına ideolojik bağlılıktan çok para, makam, güç, için hareket eden kişi” diyebiliriz.

Sonra, “Çıkar amaçlı taraf değiştiren” diyebiliriz. Ki, bunun yakın siyasi tarihimizde “fırıldak” lakaplı örnekleri var. Ama hiç biri için “Siyasi lejyoner” dememişiz.

Sonra, “sadakatsiz” diyebiliriz.

En çok da, “Farklı güç merkezlerine hizmet eden kişi” diyebiliriz.

Bu bizim, “Her hizmet ücrete tabidir” deme hakkını saklı tutmamıza mani değildir.

Bir de “Tam yerine rast geldi manzara koyduk” misali “Megoloman” derseniz cuk oturur.

Sonra ne mi olur?

Benden bu kadar.

Aziz milletim yakışanı yerine koyar.